Deyim

Oya Koymak (sunmak) Ne Demek?

Anlamı

bir konuda sonucu belirlemek için oy verilmesini istemek, sağlamak.

Detaylı Açıklama

Oya koymak, tartışılan bir konuda sonucu masada konuşmayla değil, oy sayımıyla belirlemek için sürecin başlatılması demektir. Genellikle başkan ya da divan kurulu tarafından söylenir; tartışmanın belli bir noktaya geldiği, daha fazla konuşmanın yeni argüman getirmediği anlarda devreye girer. Türkiye Büyük Millet Meclisi tutanaklarında, dernek kongrelerinde, apartman yönetim defterlerinde sıkça görülür. Resmi bir karar verme aracıdır; gizli ya da açık olarak yapılabilir. Söyleyen kişi belli bir nezaket gözetir, çünkü oya koymak demek aslında bir tartışmanın kapanma sinyalidir. Cümle kurulduktan sonra geri çekilmesi zordur; çekimserlik olsa bile sayım yapılır ve sonuç bağlayıcı olur. Halk arasında da apartman toplantılarında muhtara veya yöneticiye yöneltilen bir teklif olarak duyulur.

Oya Koymak (sunmak) Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Başkan iki saatlik tartışmanın ardından söz alıp meseleyi oya koymak istediğini bildirdi, salonda derin bir sessizlik çöktü bir an.
  2. Apartman yöneticisi bahçe tadilatı için meseleyi oya koymak istedi, kat malikleri kendi aralarında bir süre fısıldaşıp tercihlerini bildirdi.
  3. Kongrede tüzük değişikliği oya konulduğunda salonun yarısı lehte parmak kaldırdı, diğer yarısı sessiz oturarak çekimser kaldı uzun süre.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Anlamca aynıdırlar; iki kalıp da bir konunun oy sayımıyla sonuçlandırılmasını talep eder. Oya koymak biraz daha eski, daha resmi bir tını taşır; oylamaya koymak ise modern toplantı dilinde daha sık geçer. Eski TBMM zabıtlarında oya koymak baskındır; günümüzde her iki biçim de görülür.

Teknik olarak başkan oylamayı başlattıktan sonra geri çekmek için yine bir oylama gerekir. Yani süreç başlar başlamaz tek başına geri çekilemez; usul gereği toplantı disiplini içinde kalınır. Bu özelliği oya koymayı geri dönüşü zor bir adım haline getirir ve söyleyen kişi cümlesini düşünerek kurar.

Dernek genel kurulları, sendika kongreleri, apartman yönetimleri, parti grup toplantıları ve TBMM oturumları başlıca alanlardır. Akademik kurullarda da toplantı sonunda son karar oya konularak verilir. Resmiyetin baskın olduğu her yerde bu kalıp yer alır; gündelik sohbette mizahi tonla kullanılır.