Deyim

Oyun Vermek Ne Demek?

Anlamı

buyruk altına girmek.

Detaylı Açıklama

Oyun vermek, bir kişinin başka birinin buyruğu altına girmesi, onun kararlarını ve yönlendirmesini kabul etmesi demektir. Bugünkü dilde fazla yer almayan, daha çok eski metinlerde ve geleneksel söyleyişlerde rastladığımız bir kalıptır. Köy hayatında ağasına oyun veren çiftçi, ev içinde yaşlısına oyun veren genç, ustasına oyun veren çırak gibi kullanımlarda geçer. Burada oyun sözcüğü dans veya halay anlamına çekilebilir; kişinin sözüne göre dönmek, onun ritmine uymak çağrışımı vardır. Birkaç açıdan değerlidir; bir yandan saygı ve görgü kuralının kabulüdür, öte yandan kişinin kendi iradesinden vazgeçmesinin de habercisi olabilir. Bu yüzden bağlama göre olumlu ya da olumsuz tonla yüklenir; askeri ve aile yapısında olumlu, baskı altında ise olumsuz duyulur.

Oyun Vermek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Yeni çırak ilk altı ay ustasına tam oyun verir, ne dediyse dinler, ne yaptıysa tekrar eder; meslek o disiplinin içinde öğrenilir.
  2. Köyde dedem ağasına oyun vermek istemediği için topraktan ayrılmak zorunda kalmıştı, gurbete çıkışı o günle başlamıştı yıllar önce.
  3. Ailenin en küçüğüydü, abilerine oyun vermekten yıllar geçtikten sonra usandı, kendi yolunu çizmek istedi sonunda gerçekten yıllar boyunca.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Halk oyunundaki dans figürüne çekilir. Halay çekenler oyun başının dönüşüne göre adım atar; onun ritmine uymayan halkayı bozar. Bu somut figürden mecaz oluşur; başkasının yönlendirdiği akışa uymak demektir oyun vermek. Sözcüğün dans kökenli olması deyime yumuşak bir görsellik katar.

Bağlama göre değişir. Çırağın ustasına, askerin komutanına oyun vermesi öğrenme ve disiplinin doğal parçası olarak olumlu bulunur. Köylünün ağaya, kişinin baskıcı bir aileye oyun vermesi ise iradesiz bir kabul olarak eleştirilir. Söyleyenin tonu ve durumun adaleti çağrışımın yönünü belirler.

İş hayatında özellikle hiyerarşik yapılarda; askeri kademede, klasik aile şirketlerinde, mafya benzeri yapıların betimlendiği roman ve dizilerde sıkça karşımıza çıkar. Şehir hayatının yatay ilişkilerinde geri çekilmiştir; çünkü modern iş yaşamı emir-itaat yerine müzakere ve uzlaşı esasına yaklaşmıştır.