Anlamı
tedirgin olmak, huzurunun ve rahatının kaçtığını hissetmek:
'Anasını ayakta, kara, korkunç bir yüzle görünce tuhaf bir rahatsızlık duydu.' -H. E. Adıvar.
Detaylı Açıklama
Rahatsızlık duymak deyimi, bir kimsenin tedirgin olduğunu, huzurunun ya da rahatının kaçtığını hissetmesi anlamında kullanılır. Söz hem fiziksel hem zihinsel bir tedirginliği ifade edebilir. Bir toplantıda söylenen sözden gocunan bir çalışan, bir misafirin uygunsuz davranışından gocunan bir ev sahibi, ailenin gergin sofrasından kendini geri çeken bir genç, bir karar karşısında içsel bir kaygı yaşayan bir vatandaş tipik örneklerdir. Aynı zamanda bedensel bir şikâyet için de kullanılır; bir ağrı ya da yorgunluk hissinin başlangıcını anlatmak için söylenir. Söz genelde nazik ve resmî bir dile yaslanır; sertçe rahatsız oldum demek yerine rahatsızlık duydum daha hafif ve eğitimli bir söyleyiştir. Söz hem fiziksel hem zihinsel tedirginlikleri kapsayan geniş bir alanda kullanılır.
Rahatsızlık Duymak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Anasını ayakta kara korkunç bir yüzle görünce tuhaf bir rahatsızlık duydu diyen yazar karakterin içsel gerilimini bedensel bir tepkiyle aktarıyordu.
- Toplantıda kullanılan dilden rahatsızlık duyan çalışan konuyu yöneticisi ile özel bir görüşmede paylaşmayı tercih etti.
- Yeni ilacın etkisinden ilk birkaç günde rahatsızlık duyan hasta doktoruna durumu bildirdi, dozaj yeniden ayarlandı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Fiziksel kullanımda bir ağrı, yorgunluk, mide bulantısı gibi bedensel bir şikâyet anlatılır. Zihinsel kullanımda ise bir söz, davranış ya da karar karşısında duyulan içsel bir tedirginlik ifade edilir. İki kullanım bağlamla ayrılır; cümlenin gidişatı hangi anlamın geçerli olduğunu netleştirir.
Rahatsız oldum demek daha doğrudan ve sert bir ifadedir; rahatsızlık duydum ise duyguyu kişiselleştirmeden mesafeli bir biçimde dile getirir. Bu yüzden iş, akademi, diplomasi gibi resmî ortamlarda tercih edilir. Söz konuşana hem kendi sınırını çekme hem nezaketini koruma imkânı sunar.
Halide Edip Adıvar gibi yazarlar bu kalıbı karakterin içsel gerilimini bedensel bir tepkiyle aktarmak için kullanır. Söz, ruhsal bir durumu bedensel bir hisle birleştirme imkânı sunduğu için psikolojik gerçekçilik içeren anlatılarda sıkça yer alır; karakteri canlandırmaya yardım eder.