Deyim

Sansür Koymak Ne Demek?

Anlamı

sansürlemek:
'Onlar bu vehimle ellerinden gelse / Rüyalara sansür koyacaklar bir gün' -A. N. Asya.

Detaylı Açıklama

Sansür koymak deyimi, bir yayını, filmi ya da haberi yetkili bir merci eliyle denetleyerek yasaklamak, içeriğini değiştirmeye zorlamak anlamında kullanılır. Sansür, Fransızca censure kelimesinden gelir; sınırlandırma, denetleme, yasaklama anlamlarını taşır. Bir gazete haberine sansür koyan bir kurul ya da bir film sahnesini yasaklayan bir komisyon, bu işi yapmış olur. Söz eleştirel ya da kaygılı bir tutum taşır; ifade özgürlüğü tartışmalarında sıkça geçen, basın ve sanat diline özgü bir deyimdir. Bir düşüncenin ya da eserin serbestçe yayılmasının önüne otorite eliyle engel konmasını anlatır; çoğu zaman bu engele duyulan tepkiyi de içinde barındırır. Sözün kullanıldığı hemen her yerde, çoğu zaman bu yasağa karşı bir itiraz da hissedilir.

Sansür Koymak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Yönetim, eleştirel bir habere sansür koyunca gazete o gün önemli bir sütununu boş bırakmak zorunda kaldı.
  2. Bir gazete haberine resmî sansür koyan kurul basın özgürlüğü tartışmalarının odak noktası hâline geldi.
  3. Filmin önemli bir sahnesine sansür koyan sinema kurulu yönetmenin kararlı itirazıyla karşılaştı.

Kökeni ve Hikayesi

Söz, Fransızca censure kelimesinden Türkçeye geçmiş sansür kavramından türemiştir.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Sansür, Fransızca censure kelimesinden Türkçeye geçmiştir; sınırlandırma, denetleme, yasaklama anlamlarını taşır. Tarihsel olarak Roma'daki censor görevinden günümüze değişik biçimlerde uygulanmıştır. Türkçeye on dokuzuncu yüzyılda, Osmanlı modernleşme döneminde girmiş ve modern basın diline yerleşmiştir.

Basın, sinema, yayıncılık ya da dijital içerik gibi ifadenin dolaştığı her alanda sansür uygulamaları görülmüştür. Söz, çoğu zaman bu denetim ve yasaklamaya karşı bir eleştiri tonu da taşır.

Söz, ifade özgürlüğü ve sanatsal özerklik tartışmalarında sıkça anılır. Bir düşüncenin ya da eserin yasaklanması, kısıtlanması söz konusu olduğunda; basın ve sanat özgürlüğüne ilişkin konuşmalarda yaygın biçimde kullanılır.