Atasözü

Sarımsağı Gelin Etmişler de Kırk Gün Kokusu Çıkmamış Ne Demek?

Anlamı

insanlar kötü yanlarını kolay kolay belli etmezler, haklarında yargıda bulunmakta acele edilmemelidir.

Detaylı Açıklama

Sarımsağı gelin etmişler de kırk gün kokusu çıkmamış atasözü, insanların kusurlarını ya da olumsuz yanlarını her zaman hemen belli etmediklerini; bir kimse hakkında yargıda bulunmakta acele edilmemesi gerektiğini anlatır. Sarımsak doğal olarak kokulu bir sebzedir; ama sözde, gelin yapıldığında kırk gün kokusunun çıkmadığı söylenerek, ilk izlenimin yanıltıcı olabileceği anlatılır. Yeni tanıdığı biri hakkında erken hüküm vermeyen biri ya da iş ortağını dikkatle seçen bir girişimci, bu sözü hatırlar. Söz, insanı gerçekten tanımanın zaman aldığını; ilk izlenime kanmadan, sabırla gözlem yapmanın değerini öğütler. Bir kimse hakkında karara varmakta acele edilmemesi gerektiğini vurgular. İyi ya da kötü, insanın asıl huyunun zamanla ortaya çıkacağını; bu yüzden aceleci hükümden kaçınmak gerektiğini söyler.

Sarımsağı Gelin Etmişler de Kırk Gün Kokusu Çıkmamış Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Yeni gelen çalışan hakkında aceleci yargıda bulunmayan müdür için sarımsağı gelin etmişler de kırk gün kokusu çıkmamış atasözü öğretici bir rehber sayılıyordu.
  2. Yeni tanıştığı kişi hakkında hemen kesin hüküm vermeyen akrabamız sarımsağı gelin etmişler de kırk gün kokusu çıkmamış sözünü hatırlıyordu.
  3. İş ortağı seçiminde dikkatli davranan tecrübeli girişimci, sarımsağı gelin etmişler de kırk gün kokusu çıkmamış atasözüne uygun, sabırlı bir yol izliyordu.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

İnsanların kötü yanlarının kolay kolay ortaya çıkmadığını, erken yargıların yanıltıcı olabileceğini, sabırla gözlem yapmanın değerini öne çıkarır. İlk izlenime kanmanın yanıltıcı olabileceğini, insanı tanımanın zaman aldığını anlatır.

Kırk gün, halk dilinde tam ve yeterli bir süreyi anlatan simgesel bir sayıdır. Bir kişiyi gerçekten tanımak için gereken zamana işaret eder. Somut bir süre kavramı, yargıya varmadan önce beklenmesi gereken zamana taşınmıştır; sabırla gözlem yapmayı anlatır.

Çağdaş bağlamda söz; bir iş görüşmesi, yeni bir tanışma ya da yeni bir ortaklık gibi insanı tam tanımadan yargıya varılan alanlara uyarlanabilir. Aceleyle karar vermek yerine, sabırla gözlemleyip öyle hüküm vermeyi öğütler.