Atasözü

Sarımsak Yemedim ki Ağzım Koksun Ne Demek?

Anlamı

kötü bir iş yapmadım ki sonucundan korkayım, sorumlu olayım.

Detaylı Açıklama

Sarımsak yemedim ki ağzım koksun atasözü, kötü bir iş yapmadığı için kişinin bunun sonucundan korkmasına ya da sorumlu tutulmasına gerek olmadığını; suçsuzluğun insanı rahat tuttuğunu anlatır. Sarımsak yendiğinde ağız kokar; bu somut gözlem, yapılan işin izini taşıyacağı fikrine dönüştürülmüştür. Kokan bir ağız nasıl sarımsak yendiğini belli ederse, kötü bir iş de sonucuyla ortaya çıkar; ama böyle bir iş yapmayanın korkacağı bir şey yoktur. Bir suçlamaya karşı sakin duran biri ya da incelemeden çekinmeyen dürüst bir esnaf, bu sözü söyler. Söz kendinden emin, rahat bir tutum taşır; vicdan rahatlığının insanı dik tuttuğunu, temiz olanın hesaptan korkmayacağını vurgular. Temiz bir vicdanın, en büyük güvence olduğunu yalın bir sebep-sonuçla anlatır.

Sarımsak Yemedim ki Ağzım Koksun Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Mali incelemeden çekinmeyen dürüst esnaf kararlı bir biçimde sarımsak yemedim ki ağzım koksun diyerek defterlerini açtı.
  2. Bir suçlamaya karşı kendini savunan tanıdık sarımsak yemedim ki ağzım koksun atasözüne içten bir tanıklık ediyordu.
  3. Soruşturmadan kaygılanmayan dürüst memur sarımsak yemedim ki ağzım koksun sözünü pratik bir tutumla yaşıyordu.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Söz; vicdan rahatlığını, dürüstlüğü ve masumiyet bilincini öne çıkarır. Halk bilgeliği, temiz bir vicdanın insana güç verdiğini söyler. Söz, kötü bir iş yapmayan kişinin sonuçtan korkmasına, hesap vermekten çekinmesine gerek olmadığını anlatır.

Sarımsak yenildiğinde ağız kokar; bu somut sebep-sonuç ilişkisi, davranışın izini taşıyacağı fikrine taşınmıştır. Yapılan iş er geç ortaya çıkar; koku ancak sarımsak yenirse çıktığı gibi, hesap da ancak bir kötülük varsa doğar. Sebep ile sonuç arasındaki bağı yalın bir mantıkla kurar.

Çağdaş bağlamda söz masumiyet karinesi, vicdan rahatlığı ve şeffaflık gibi kavramlarla örtüşür. Suçu olmayan kişinin hiçbir incelemeden korkmadan, dik ve rahat durabileceğini anlatır. Dürüstlüğün insana kazandırdığı iç huzuru vurgular.