Deyim

Sedyelik Olmak Ne Demek?

Anlamı

ayakta duramayacak duruma gelmek.

Detaylı Açıklama

Sedyelik olmak deyimi, bir kimsenin ayakta duramayacak kadar yorgun, halsiz ya da hasta düşmesi, gücünü büsbütün yitirmesi anlamında kullanılır. Sedye, hasta ya da yaralı taşımaya yarayan bir araç olduğu için, sedyelik olmak da insanın kendi ayakları üzerinde duramayacak hâle gelmesini imler. Uzun ve yorucu bir günün ardından eve gelip kendini koltuğa zor atan biri ya da ağır bir hastalıkta yataktan kalkamayan bir hasta, sedyelik olmuş sayılır. Söz çoğu zaman hafif bir abartıyla, kimi zaman mizahla söylenir; gerçekten sedyeye gerek olmasa da tükenmişliğin boyutunu vurgular. Bedenin iyice güçten düştüğü, insanın kendini bitkin hissettiği anları çarpıcı biçimde anlatır. Yorgunluğu ya da halsizliği, sedye imgesiyle abartarak somutlaştırır.

Sedyelik Olmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Uzun ve yorucu bir iş gününün ardından adam, adeta sedyelik olmuş hâlde koltuğa çöktü.
  2. Ağır hastalık yüzünden ayakta duramayan, sedyelik olan hasta, apar topar hastaneye götürüldü.
  3. Üst üste gelen kötü haberlerle çöken aile büyüğü, günlerce sedyelik olmuş gibi yataktan kalkamadı.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Söz, tıbbi bir teşhis koymaz; yalnızca insanın iyice güçten düşüp ayakta duramaz hâle geldiği bir tükenmişliği anlatır. Ağır bir yorgunluk, uzun bir hastalık ya da üst üste gelen sıkıntılar böyle bir çöküşe yol açabilir. Söz, bu bitkinliği sedyeye muhtaç olma imgesiyle abartarak dile getirir.

Söz çoğu zaman hafif bir abartıyla söylenir; gerçek anlamda sedyeye ihtiyaç duyulmasa da çok yorgun ve halsiz olma hâli vurgulanır. Sedye imgesiyle, tükenmişliği çarpıcı biçimde anlatır. Çoğu zaman abartılı, hafif mizahi bir dille söylenir.

Söz, insanın bedenen ya da ruhen iyice tükendiği durumlarda söylenir. Ağır bir iş gününün ardından, yorucu bir antrenman sonrası ya da üst üste gelen kötü haberlerle çöküldüğünde dile gelir. Ortak olan, kişinin ayakta duracak hâli kalmayacak kadar yorgun ya da bitkin düşmesidir.