Anlamı
sel sularıyla sürüklenip gitmek.
Detaylı Açıklama
Sele kapılmak deyimi, sel sularının yıkıcı gücüyle sürüklenip gitmek, taşkının önüne katıp götürdüğü şeyler gibi kontrolsüz biçimde taşınmak anlamında kullanılır. Aşırı yağış sonrası dere taşınca evindeki eşyaları suya kapılan bir aile ya da nehrin kabarmasıyla kıyıdaki hayvanların sürüklenmesi, sele kapılmaya örnektir. Söz çoğu zaman çarpıcı ve kaygılı bir hava taşır; doğanın öfkeli, durdurulamaz gücü karşısında insanın çaresizliğini duyurur. Bir anda kabaran suyun önüne kattığı her şeyi alıp götürmesi, bu deyimin çizdiği en güçlü görüntüdür. İçinde, önlem alınamadan gelen bir felaketin, sürükleyip yok eden bir taşkının dehşeti vardır. Ekinlerin, evlerin, hayvanların sele kapılıp gitmesi, kırsal hayatta yüzyıllardır yaşanan acı bir gerçektir. Söz, selin kontrol edilemez akışına kapılıp çaresizce sürüklenmeyi, güçlü bir doğa imgesiyle canlandırır.
Sele Kapılmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Aşırı yağıştan sonra dere taştı; evdeki bütün eşyalar sele kapılıp sürüklendi.
- Fırtınada nehir birden kabardı; kıyıdaki hayvanlar bir anda sele kapılıp sürüklendi.
- Dağ köyünde toprak kaymasıyla sele kapılan binaların kurtarma çalışmaları haftalarca sürdü.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Söz, aşırı yağış, dere ya da nehir taşması, baharda kar erimesi ve toprak kayması gibi olayların yol açtığı sel afetlerinde karşımıza çıkar. Böyle durumlarda sel, önüne kattığı her şeyi kontrolsüzce sürükler. Söz, bu taşkının insanı ve eşyayı çaresizce sürükleyip götürmesini anlatır.
Sele gitmek hem somut hem mecazi anlamda kullanılan geniş bir kalıptır; bir şeyin boşa gitmesini, ziyan olmasını da anlatabilir. Sele kapılmak ise doğrudan somut sel afetini, suyun önüne katıp sürüklemesini anlatır. İki kalıp aynı doğa olayından doğsa da, sele gitmek mecaza daha açıktır.
Çağdaş hayatta da söz karşılığını korur; iklim değişikliğiyle sıklaşan kentsel sel olayları, dere taşmaları ve toprak kaymaları bunun güncel örnekleri sayılabilir. Söz, doğanın taşkın gücü karşısında insanın ve eşyanın çaresizce sürüklenişini dile getirir.