Anlamı
büyük işler gördüğünü söyleyen birinin sözüne inanılmadığını anlatmak için söylenen bir söz.
Detaylı Açıklama
Şeyhin kerameti kendinden menkul, büyük işler başardığını, olağanüstü şeyler yaptığını söyleyen bir kimsenin bu sözüne inanılmadığını, dahası bu övünmenin yalnızca kendi ağzından duyulduğunu alaycı bir dille anlatan bir sözdür. 'Menkul' aktarılan, nakledilen demektir; buradaki keramet, yani olağanüstü iş, başkaları tarafından değil, sadece o kişinin kendisi tarafından anlatılmaktadır. Söz, kendini öven, başarılarını abartan ama bunu doğrulayacak başka kimsesi olmayan kişileri iğneler. Yaptığı işleri kendi ağzıyla büyütüp duran, kimsenin şahitlik etmediği başarılarla övünen biri bu sözle alaya alınır. Söz, açık bir kuşku ve alay taşır; kişinin övünmesi ciddiye alınmaz. Büyük işler yaptığını söyleyen birinin bu sözüne inanılmadığını, övüncün yalnızca kendi ağzından duyulduğunu alaycı biçimde anlatan bir sözdür.
Şeyhin Kerameti Kendinden Menkul Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Başarılarını hep kendi anlatıyor, kimse doğrulamıyor; şeyhin kerameti kendinden menkul.
- Yaptığı işleri yine kendi övdü; şeyhin kerameti kendinden menkul, dedik gülüp.
- O anlattığı büyük marifetleri kimse görmemiş; şeyhin kerameti kendinden menkul işte.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Menkul, aktarılan, nakledilen demektir. Sözde bu sözcük, kerametin, yani olağanüstü işin başkaları tarafından değil, yalnızca kişinin kendisi tarafından anlatıldığını vurgular. Yani övünç, dışarıdan bir tanıkla değil, sadece o kişinin ağzından gelmektedir.
Kendini öven, başarılarını abartan ama bunu doğrulayacak başka kimsesi olmayan kişileri iğneler. Yaptığı işleri kendi ağzıyla büyütüp duran, kimsenin şahitlik etmediği marifetlerle övünen biri bu sözle alaya alınır; övüncü ciddiye alınmaz.
Alaycı, kuşkulu bir ton taşır. Kişinin kendi kendini övmesi, başkalarınca doğrulanmadığı için inandırıcı bulunmaz. Söz, bu tür övünmelere gülüp geçen, onları ciddiye almayan iğneleyici bir tutumu; kibar ama sert bir alayı yansıtır.