Anlamı
nefes alamayacak duruma gelmek, çok yorulmak:
'Çıkrıkçılar yokuşunu bir sincap çevikliğiyle tırmanır ve yokuşun üst başında soluk soluğa kalırdı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.
Detaylı Açıklama
Soluk soluğa kalmak, nefes alamayacak duruma gelmek, çok yorulmaktır. Bir yokuşu hızla tırmanıp tepede zorlukla nefes alan, koşarak bir yere yetişmeye çalışıp ciğerleri yanan biri soluk soluğa kalır. Soluk soluğa, yani nefesin sık sık, kesik kesik alınması, bedenin sınırına dayanmış bir yorgunluğu anlatır; kişi öyle yorulmuştur ki nefesi düzene giremez, art arda soluyup durur. Söz, ağır bir fiziksel çabanın ardından gelen bitkinliği canlı biçimde betimler. Çoğunlukla koşma, tırmanma ya da acele etme gibi bedeni zorlayan eylemlerden sonra kullanılır. Nefesin düzensizleşmesi, yorgunluğun en görünür belirtisidir; söz bu belirtiyi öne çıkararak, kişinin bedensel sınırına ulaştığı o tükenme anını gözler önüne serer. Hızlı ve zorlu bir çabanın bedendeki izini somut biçimde gösterir.
Soluk Soluğa Kalmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Maraton koşusu sırasında son metrelerde sporcu adeta soluk soluğa kalmış sona doğru ilerliyordu.
- Dik bir yokuşu sırtında çantasıyla tırmanan dağcı tepeye vardığında tamamen soluk soluğa kalmıştı yorgunluktan.
- Otobüse yetişmek için sokağı koşarak geçen iş insanı durakta soluk soluğa kalıp dinlendi biraz.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Nefes alamayacak duruma gelmeyi, çok yorulmayı. Ağır bir fiziksel çabanın ardından gelen, nefesin sık sık ve kesik kesik alındığı bitkinliği betimler; kişinin bedensel sınırına dayandığı bir tükenme anını anlatır.
Koşma, tırmanma ya da acele etme gibi bedeni zorlayan eylemlerden sonra. Bir yokuşu hızla çıkan ya da koşarak bir yere yetişen biri için kullanılır; ağır çabanın ardından nefesin düzene giremediği anları belirtir.
Yorgunluğun en görünür belirtisini. Kişi öyle yorulmuştur ki nefesi düzene giremez, art arda soluyup durur. Söz bu belirtiyi öne çıkararak, hızlı ve zorlu bir çabanın bedendeki izini somut biçimde gösterir.