Anlamı
1) belli bir durum veya davranış biçimini benimsemek, tavır almak, tavır takınmak:
'İşgalden sonra Rumların bize karşı nasıl bir vaziyet aldıklarını da pekâlâ biliyorduk.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) karşı çıkmak.
Detaylı Açıklama
Vaziyet almak, belli bir durum ya da davranış biçimini benimsemek, bir konuda tavır takınmak; ayrıca bir şeye ya da birine karşı çıkmak anlamına gelen bir deyimdir. Deyimin iki kullanımı vardır: biri bir konuda belli bir tutum belirlemek, öteki bir şeye karşı cephe alıp direnmektir. Kişi, bir olay karşısında nasıl davranacağına karar verir, bir tavır belirler; kimi zaman da bir şeye açıkça karşı durur. Söz, çoğunlukla bir konuda tutum belirlenen ya da bir şeye karşı çıkılan durumlar için kullanılır. Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun bir cümlesinde geçtiği gibi, bir topluluğun bir olay karşısında nasıl vaziyet aldığı açıkça görülebilir. Deyim, bir tavır takınmayı ya da karşı çıkmayı anlatır. Söz, tavır belirlemeyi ve karşı durmayı vurgular. Bir konuda tavır takınmayı ya da bir şeye karşı çıkmayı anlatan bir deyimdir.
Vaziyet Almak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Haksızlığa uğrayanların yanında olduğunu belli edip herkesin önünde açıkça vaziyet aldı.
- Meclis, bu tartışmalı konuda ortak bir vaziyet almakta bir hayli zorlandı.
- Kararın yanlış olduğunu düşündüğü için ona karşı kesin bir vaziyet aldı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Belli bir durum ya da davranış biçimini benimsemeyi, bir konuda tavır takınmayı; ayrıca bir şeye ya da birine karşı çıkmayı karşılar. İki kullanımı olan bir deyimdir.
Deyimin iki kullanımı vardır: biri bir konuda belli bir tutum belirlemek, öteki bir şeye karşı cephe alıp direnmektir. Kişi bir tavır takınır ya da bir şeye açıkça karşı durur.
Bir tavır belirlemeyi ve gerektiğinde karşı durmayı vurgular. Kişi, bir konuda vaziyet aldığında artık tutumunu belli etmiş, nerede durduğunu açıkça göstermiş olur. Tutumunu belli eden herkes için söylenebilir.