Anlamı
herhangi bir güç durumdan sıyrılmak:
'Karısı ve arkadaşı da bir müddet sustular, galiba bir şeyler düşündüler. Vaziyeti yine genç diplomat kurtardı.' -R. H. Karay.
Detaylı Açıklama
Vaziyeti kurtarmak, güç, sıkışık ya da utandırıcı bir durumdan bir çıkış yolu bulup sıyrılmak, işi bir biçimde yoluna koymak anlamına gelen bir deyimdir. Kişi, içine düşülen zor bir anı bir söz, bir davranış ya da bir çözümle idare eder; kötü gidebilecek durumu toparlar. Söz, çoğunlukla sıkışılan, zor bir ana düşülen durumlarda işin bir biçimde kurtarıldığı hâller için kullanılır. Refik Halit Karay'ın bir cümlesinde geçtiği gibi, ortalık sessizleşince vaziyeti çoğu zaman soğukkanlı biri kurtarır. Deyim, güç bir durumu idare edip toparlamayı anlatır. Kişi, hazırcevaplığı ya da becerisiyle vaziyeti kurtarır. Söz, sıkışık bir anı beceriyle atlatmayı vurgular. Güç, sıkışık bir durumdan bir çıkış bulup işi yoluna koymayı anlatan bir deyimdir.
Vaziyeti Kurtarmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Konuşma birden kesilince, hazırcevap arkadaşımız güzel bir espriyle vaziyeti kurtardı.
- Sunumda beklenmedik bir teknik aksilik çıkınca, soğukkanlı davranıp vaziyeti kurtardı.
- Yemek yetişmeyince telaşlanıp komşudan yardım isteyerek vaziyeti son anda kurtardılar.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Güç, sıkışık ya da utandırıcı bir durumdan bir çıkış yolu bulup sıyrılmayı, işi bir biçimde yoluna koymayı karşılar. İçine düşülen zor bir anı bir söz ya da davranışla toparlamayı anlatan bir deyimdir.
Çoğunlukla sıkışılan, zor bir ana düşülen durumlarda işin bir biçimde kurtarıldığı hâller için kullanılır. Bir aksilik çıktığında soğukkanlı davranıp durumu toparlayan kişiler için söylenir. Zor bir anı idare eden kişiler için kullanılır.
Sıkışık bir anı beceriyle atlatmayı, kötü gidebilecek bir durumu son anda toparlamayı vurgular. Kişi, hazırcevaplığı ya da soğukkanlılığıyla vaziyeti kurtarır; söz bu kurtarıcı çıkışı öne çıkarır.