Anlamı
bolluk, refah içinde yaşayanlar için kullanılan bir söz.
Detaylı Açıklama
Yediği önünde, yemediği ardında, bolluk ve refah içinde yaşayan kimseler için söylenen bir sözdür. Kalıp sofradaki görüntüye dayanır; kişinin önünde yediği, arkasında ise henüz el sürmediği yiyecekler durmaktadır. Bu tablo hiçbir şeyin eksik olmadığını anlatır. Söz yalnızca yiyecekle sınırlı değildir; genel olarak sıkıntısız bir yaşamı bildirir. Kalıp çoğunlukla imrenme ya da hafif bir kıskançlıkla söylenir. Kimi kullanımlarda ise bir sitem taşır; kişinin bu bolluğa rağmen yakınması eleştirilir. Böyle söylendiğinde nankörlük ima edilmiş olur. Kalıp masallarda ve halk anlatılarında padişah sofralarını betimlerken de geçer. Gündelik konuşmada canlılığını korur. Söz, hiçbir eksiği olmayan bir yaşamı anlatır. Söz, hiçbir eksiği bulunmayan bir bolluğu somut biçimde gösterir.
Yediği Önünde, Yemediği Ardında Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- O evde yediği önünde yemediği ardında, hiçbir sıkıntı çekmeden yaşıyordu.
- Yediği önünde yemediği ardında olduğu hâlde yakınmaktan hiç geri durmuyordu.
- Masaldaki sultanın sofrası yediği önünde yemediği ardında diye anlatılırdı hep.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bolluk ve refah içinde yaşayan kimseler için söylenen bir sözdür. Kalıp sofradaki görüntüye dayanır ve hiçbir şeyin eksik olmadığını anlatır. Söz yalnızca yiyecekle sınırlı değildir.
Kişinin önünde yediği, arkasında ise henüz el sürmediği yiyecekler durmaktadır. Bu tablo bolluğu somut biçimde gösterir. Masallarda padişah sofraları da böyle betimlenir. Bu tablo, var olan bolluğu gözle görülür kılar.
Çoğunlukla imrenme ya da hafif bir kıskançlıkla söylenir. Kimi kullanımlarda bir sitem taşır; kişinin bu bolluğa rağmen yakınması eleştirilir ve nankörlük ima edilir. Böyle söylendiğinde nankörlük ima edilmiş olur.