Atasözü

Aza Kanaat Etmeyen Çoğu Hiç Bulamaz Ne Demek?

Anlamı

büyük şeyleri elde edebilmek için önce küçük şeylerle yetinmek gerekir.

Detaylı Açıklama

Bu atasözü, büyük şeyleri elde edebilmek için önce küçük şeylerle yetinmek gerektiğini söyler. İki yarı bir şart ve bir sonuç gibi bağlanır: aza kanaat etmeyen, çoğu hiç bulamaz. Atasözü küçük olanı bir basamak sayar; oradan geçmeyen kişinin yukarısına da varamayacağını bildirir. Atasözü kazancın kendisini değil, ona giden yolu anlatır. Küçük olan burada değersiz değil, yalnızca azdır. İşe yeni başlayana, ilk kazancını beğenmeyene ve küçük bir teklifi geri çevirene söylenir. Söz bir öğüt olduğu kadar bir uyarı gibi de duyulur. Atasözü sonucu kesin söyler, koşul öne sürmez. Az ile çok burada birbirinin karşıtı değil, birbirinin yoludur. Kimin neyi beğenmediği cümlenin geri kalanında anlatılır.

Örnek Cümleler

  1. Küçük siparişleri geri çevirdi, büyüğü de gelmedi; aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz.
  2. Bir kuruşluk kârı beğenmeyip tezgâhı kapattı; aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz.
  3. Aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz derler; eldeki küçük dükkânı da elinden çıkardı.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Elindekiyle yetinmeyi, onu küçümsememeyi anlatır. Kanaat burada çalışmaktan vazgeçmek değildir; kişi yine büyüğü ister, ama küçüğü de reddetmez. Atasözü kanaati bir durak değil, yola çıkılan bir başlangıç sayar.

Yasaklamaz, sıraya koyar. Büyüğü istemek doğal sayılır; atasözünün itirazı küçüğü atlamaya, ilk basamağı beğenmemeyedir. Önce az, sonra çok der; yolu tersine çevirmeye karşı çıkar ve sonucunu haber verir.

Sonucu keskinleştirir. Kişi çoğu az bulmakla değil, hiç bulmamakla karşılaşır; atasözü orta bir ihtimal bırakmaz. Bu keskinlik öğüdü etkili kılar, ama söz bir tehdit gibi değil, bir gözlem gibi durur.