Anlamı
rüzgârı veya havayı herhangi bir şeyin üzerine yöneltmek.
Detaylı Açıklama
Yel vermek, rüzgârı ya da havayı bir şeyin üzerine yöneltmek demektir. Kalıp somut bir işi adlandırır; yelpazeyle, körükle ya da bir bezle hava gönderilir. Ateşi canlandırmak, sıcak bir yemeği soğutmak ya da bunalan birini serinletmek bu kapsamdadır. Vermek fiili buradaki yönlendirmeyi belirtir; hava kendiliğinden değil, bilerek gönderilir. Kalıp özellikle mangal, ocak ve yaz sıcağı anlatılırken kullanılır. Eskiden yelpaze gündelik yaşamın bir parçasıydı; bu yüzden söz o dönemin diline yakındır. Bugün elektrikli araçlar yaygınlaştığı için kalıp seyrekleşmiştir. Yine de köy yaşamında ve mangal başında canlılığını korur. Sözde küçük ama etkili bir yardım vardır. Söz, bir yere doğru hava göndermeyi anlatır. Sözde küçük ama etkili bir yardım vardır; hava yönlendirilerek sonuç değiştirilir.
Yel Vermek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Mangaldaki kömürler sönmesin diye durmadan yel verip ateşi yeniden canlandırdı.
- Sıcaktan iyice bunalan yaşlı kadına eliyle yel vermeye hemen başladı.
- Ocağa yel vermeden ateşin canlanmayacağını o evde küçük büyük herkes bilirdi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Rüzgârı ya da havayı bir şeyin üzerine yöneltmek demektir. Vermek fiili buradaki yönlendirmeyi belirtir; hava kendiliğinden değil, bilerek gönderilir. Kalıp somut bir işi adlandırır ve gündelik yaşamdan gelir.
Ateşi canlandırmak, sıcak bir yemeği soğutmak ya da bunalan birini serinletmek bu kapsamdadır. Yelpazeyle, körükle veya bir bezle hava gönderilir. Bütün bu işlerde amaç bir yöne doğru hava göndermektir.
Elektrikli araçlar yaygınlaştığı için seyrekleşmiştir. Yine de köy yaşamında ve mangal başında canlılığını korur. Eskiden yelpaze gündelik yaşamın bir parçasıydı. Bu yüzden söz bugün daha çok kırsal yaşamda geçer.