Anlamı
bir işi becerememek, bozmak:
'Onun bu işi nasıl olup da yüzüne gözüne bulaştırdığını bir türlü anlayamadım.' -E. E. Talu.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, yapılması gereken bir işin gereksiz hatalarla karıştırılmasını, bozulmasını ya da kötü sonuçlandırılmasını anlatır. Genellikle dikkat, özen ya da belli bir beceri isteyen işlerde ortaya çıkan başarısızlıklar için kullanılır. Burada yalnızca küçük bir kusur değil, işin genelinin dağılması ve sonucun beklenenden çok daha kötü bir hâle gelmesi vurgulanır. Günlük hayatta yemek yaparken, tamir işinde, evrak hazırlarken, sunum yaparken ya da basit bir organizasyonu yönetirken bile bu ifadeye rastlanabilir. Söyleniş biçimi çoğu zaman hafif alaycı ya da sitemkâr olur; çünkü ortada genellikle yapılabilir bir iş varken gereksiz telaş, dikkatsizlik ya da deneyimsizlik yüzünden süreç bozulmuştur. Bu nedenle deyim, sadece becerememeyi değil, işi eline yüzüne bulaştıracak kadar karıştırmayı da güçlü bir şekilde anlatır.
Örnek Cümleler
- Basit bir raporu bile yüzüne gözüne bulaştırınca herkes şaşırdı.
- Pastayı süsleyeceğim derken işi yüzüne gözüne bulaştırdı.
- Sunum sırasında heyecanlanıp bütün konuyu yüzüne gözüne bulaştırdı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Genellikle yapılabilecek bir işin acele, dikkatsizlik veya beceriksizlik yüzünden ciddi biçimde bozulduğu durumlarda kullanılır. Burada yalnızca küçük bir kusur değil, işin genelinin dağılması ve sonucun beklenenden çok daha kötü bir hâle gelmesi vurgulanır.
Hayır, konuşma, planlama, belge hazırlama veya ilişki yönetimi gibi soyut alanlarda da rahatlıkla kullanılabilir. Genellikle dikkat, özen ya da belli bir beceri isteyen işlerde ortaya çıkan başarısızlıklar için kullanılır.
Bağlama göre değişir; bazen şakayla karışık söylenir, bazen de belirgin bir memnuniyetsizlik ve eleştiri taşır.