Anlamı
yüzüne öfke ve hoşnutsuzluk gösteren bir biçim vermek:
'Yüzünü buruşturuyor Fuat, ukalalığından sıyrılıyor, üzüldüğü belli.' -A. Ümit. 'Ağır işler görüp de güler yüzünü ekşitmemeyi ve kimseyi incitmeden yaşamayı analar bu adamlara öğretmeli idiler.' -M. Ş. Esendal.
Detaylı Açıklama
Yüzünü buruşturmak, yüze öfke ve hoşnutsuzluk gösteren bir biçim vermek demektir. Ekşitmek biçimi de kullanılır. Ahmet Ümit'in üzüldüğü belli olan, yüzünü buruşturan Fuat'ı anlatan cümlesi bu kullanımı gösterir. Buruşturmak fiili buradaki gerilmeyi belirtir; yüz düzgün ifadesini yitirir, çizgiler kırışır, kaşlar çatılır. Bu görüntü hoşnutsuzluğun yüze yansımasını duyurur. Kalıp çoğunlukla beğenilmeyen bir şeyle karşılaşıldığında ortaya çıkar; kötü bir koku, hoşa gitmeyen bir söz ya da acı bir tat yüzü buruşturur. Bu yönüyle söz kendiliğinden gelen bir tepkidir; kişi çoğu zaman farkında olmadan yüzünü buruşturur. Ekşitmek biçimi tadın verdiği tepkiyi de çağrıştırır. Sözde bir hoşnutsuzluk ve bir tiksinti bulunur. Kalıp gündelik konuşmada yaygındır. Söz, yüze hoşnutsuz bir ifade vermeyi anlatır.
Yüzünü Buruşturmak (ekşitmek) Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- İlacın acı tadını alır almaz yüzünü buruşturup bardağı hemen bir kenara bıraktı.
- Söylenen o kaba sözü duyunca yüzünü buruşturduğunu herkes fark etti.
- Hoşlanmadığı o işi yapması istenince yüzünü buruşturmaktan kendini bir türlü alamadı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Yüze öfke ve hoşnutsuzluk gösteren bir biçim vermek demektir. Buruşturmak fiili buradaki gerilmeyi belirtir; yüz düzgün ifadesini yitirir, çizgiler kırışır ve kaşlar bir anda çatılmış olur.
Çoğunlukla beğenilmeyen bir şeyle karşılaşıldığında ortaya çıkar; kötü bir koku, hoşa gitmeyen bir söz ya da acı bir tat yüzü buruşturur. Söz bu yönüyle kendiliğinden gelen bir tepkidir.
Tadın verdiği tepkiyi çağrıştırır; ekşi bir şey tadıldığında yüz nasıl büzülürse hoşnutsuzluk anında da yüz öyle buruşur. Sözde bir hoşnutsuzluk ve hafif bir tiksinti bir arada bulunur.