Anlamı
Müslümanlıkta, sahip olunan mal ve paranın kırkta birlik payını sadaka olarak dağıtmak.
Detaylı Açıklama
Zekât vermek, Müslümanlıkta, sahip olunan belli mal ve paranın kırkta birlik bir payını yoksullara ve hak edenlere dağıtmak demektir. Zekât, İslam'ın temel ibadetlerinden biri sayılır; belli bir varlığa ulaşan kişinin bu payı vermesi bir yükümlülük olarak görülür. Kalıp, bu dinî uygulamayı anlatan yerleşik bir söyleyiştir. Söz çoğunlukla dinî ve toplumsal dayanışmayla ilgili anlatımlarda geçer. Bir kimse yılda bir, malının hesabını yapıp zekâtını verir. Sözde bir paylaşma ve bir yardımlaşma anlayışı bulunur; varlıklı olan, ihtiyaç sahibini gözetir. Bu yönüyle kalıp bir dayanışma geleneğini yansıtır. Zekât veren kimse, malının bir bölümünü toplumun yararına ayırmış olur. Bu uygulama, yoksulun gözetilmesini amaçlar. Söz, sahip olunan malın belli bir payını yoksullara dağıtmayı anlatır.
Zekât Vermek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Her yıl ramazan yaklaşırken malının hesabını yapıp zekâtını düzenli olarak verirdi.
- Zekât vermek, varlıklı kişinin ihtiyaç sahibini gözetmesi anlamına gelen bir yükümlülüktür.
- Kazancı belli bir sınırı aşınca zekât vermekle yükümlü olduğunu iyi biliyordu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Müslümanlıkta, sahip olunan belli mal ve paranın kırkta birlik bir payını yoksullara ve hak edenlere dağıtmak demektir. Zekât, İslam'ın temel ibadetlerinden biri sayılır. Belli bir varlığa ulaşan kişi bu payı verir.
Çoğunlukla dinî ve toplumsal dayanışmayla ilgili anlatımlarda geçer. Bir kimse yılda bir, malının hesabını yapıp zekâtını verir; bu bir yükümlülük olarak görülür. Bu, hem dinî hem de toplumsal bir görevdir.
Bir paylaşma ve bir yardımlaşma anlayışı bulunur; varlıklı olan, ihtiyaç sahibini gözetir. Zekât veren kimse malının bir bölümünü toplumun yararına ayırmış olur. Böylece toplumdaki dayanışma güçlenmiş olur.