Anlamı
karı koca yoksul olursa bunların çocukları da yoksul olur.
Detaylı Açıklama
Bu atasözü, yoksulluğun yalnız bugünü değil gelecek nesilleri de etkileyebileceğini anlatır. Karı kocanın her ikisi de yoksul, güçsüz ve imkânsız içindeyse doğacak çocuğun da benzer darlık içinde büyüme ihtimali yüksektir. Söz, kaderci bir teslimiyetten çok, toplumsal ve ekonomik gerçekliğe işaret eder. Yetersiz imkânlarla kurulan bir hayatın yükü sadece büyükleri değil çocukları da taşır. Bu nedenle atasözü, evlilik, aile kurma, geçim planı ve sorumluluk gibi konularda düşünmeden hareket edilmemesi gerektiğini de ima eder. Yoksulluk romantikleştirildiğinde bedelini çoğu zaman çocuklar öder. Halk sözü, aile hayatında sevgi kadar geçim düzeninin de önemli olduğunu sert ama gerçekçi bir biçimde hatırlatır. Sadece bugünü kurtarmak yetmez; gelecek kuşağın nasıl yaşayacağı da hesaba katılmalıdır. Sözün vurgusu, sorumluluk almadan kurulan hayatın çocuk üzerinde ağır sonuçlar doğurabileceğidir.
Örnek Cümleler
- Geçim derdi çözülmeden üst üste sorumluluk aldılar; aç aç ile yatınca arada dilenci doğar.
- Aç aç ile yatınca arada dilenci doğar derler; imkânsız iki insan birleşince yük daha da ağırlaşır.
- Aç aç ile yatınca arada dilenci doğar derler; iki yoksul evlenince çocuklar da yoksullukla büyür.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
İki tarafın da aynı durumda olduğunu göstermek için. Tek yanlı bir yoksulluk anlatılsaydı söz kurulmazdı; ölçü ikisinin birden aç olmasıdır. Yineleme aynı sözcüğü hem özne hem tümleç yerine koyar, böylece eşitlik dille de kurulmuş olur.
Doğanın kimden geldiğini tek sözcükle verir: iki yoksulun arasından. Sözcük çıkarılsaydı dilencinin nereden çıktığı söylenmemiş olurdu. Zarf olarak durur ve doğmak fiiline bağlanır; yeri de değiştirilemez, yüklemin hemen önünde kalır.
Yoksulluğun en uç biçimini karşılar. Söz çocuğun gerçekten dilenmeye çıkacağını bildirmez; varlığın en alt basamağını anarak darlığın kuşak atladığını gösterir. Abartı burada yargının ağırlığını duyurmak için kullanılmıştır.