Atasözü

Aç Tavuk Kendini Arpa (buğday) Ambarında Sanır Ne Demek?

Anlamı

insanlar, yokluğunu, yoksulluğunu çektikleri şeyler için olmayacak hayaller, düşler kurar.

Detaylı Açıklama

Bu atasözü, yoksunluğunu çektiği şeylere karşı aşırı istek duyan kişinin gerçekçi olmayan hayaller kurabileceğini anlatır. Bir insanın uzun zamandır ulaşamadığı, sahip olamadığı ya da özlemini çektiği bir konu, onun zihninde olduğundan çok daha parlak ve kolay erişilebilir görünebilir. Bu nedenle atasözü, ihtiyaç ve arzu arttıkça hayal gücünün de abartılı biçimde devreye girdiğini vurgular. Genellikle yokluk, özlem, beklenti ve olmayacak düşler üzerine konuşulurken kullanılır. Söz, insan doğasına dair gözlem içerir; eksikliği hissedilen şey bazen kişiyi gerçeklikten uzaklaştırır ve imkânsız ihtimalleri bile yakınmış gibi düşündürür. Günlük dilde hafif alaycı ama öğretici bir ton taşır. Türkçede özellikle boş beklentiye kapılan, elinde veri olmadan büyük umutlar kuran kişiler için söylenen yerleşik atasözlerinden biridir.

Örnek Cümleler

  1. Henüz ortada teklif yok ama şimdiden plan yapıyor, aç tavuk kendini arpa ambarında sanır.
  2. Bir söylenti duydu diye hemen zengin olacağını düşündü; aç tavuk kendini arpa ambarında sanır.
  3. Yıllardır ev alamayan adam ilk zamla villa planları yapmaya başladı; aç tavuk kendini arpa ambarında sanır.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Yanılgıyı bildirir; söylenenin gerçek olmadığını baştan haber verir. Görür ya da bulur denseydi hayal doğrulanmış olurdu. Fiil ayrıca kendini sözcüğüyle birlikte durur; yanılgının kişinin kendi zihninden doğduğu böyle anlaşılır.

Tavuk için düşünülebilecek en büyük bolluğu karşılar. Bir avuç arpa değil, ambarın tamamı anılır; hayal en uç noktasından verilir. Sözcük değiştirilseydi abartı azalır, yanılgının gülünçlüğü bu kadar açık görünmezdi.

Yanılgıyı tavuğun kendi üstüne çevirir; dönüşlü bir yapı kurar. Başkasını arpa ambarında sanmak denseydi ortada bir yanılgı değil, bir yorum olurdu. Sözcük hayalin sahibini de nesnesini de aynı kişide toplar.