Atasözü

Acele İşin Sonu Pişmanlık Ne Demek?

Anlamı

acele ederek yaptığımız işten istediğimiz sonucu alamayabiliriz.

Detaylı Açıklama

Acele işin sonu pişmanlık atasözü, düşünmeden, tartmadan ve gerekli özeni göstermeden yapılan işlerin sonunda çoğu zaman üzüntü ve zarar doğurduğunu anlatır. Bu söz, aceleciliğin yalnızca bir hız sorunu değil, aynı zamanda sağlıklı karar verme becerisini bozan bir tutum olduğunu vurgular. İnsan yetişmek, yetiştirmek ya da işi çabuk bitirmek isterken ayrıntıları atlayabilir, önemli noktaları göremeyebilir ve sonucu sonradan düzeltmesi güç hatalara yol açabilir. Bu nedenle atasözü, hızlı sonuç alma isteğine karşı akıl, sabır ve dikkat önerir. Günlük hayatta ev işlerinden ticarete, ilişkilerden resmi kararlara kadar çok farklı alanlarda geçerlidir. Bazen tek bir düşüncesiz adım, sonradan uzun bir pişmanlık doğurur. Sözün gücü de buradan gelir: İş bitmiş görünse bile yanlış kurulduysa insanın içi rahat etmez. Atasözü, sonradan üzülmek istemeyen kişinin önce yavaşlayıp düşünmesi gerektiğini söyler. Tedbir, pişmanlıktan daha hafiftir mesajını çok açık biçimde taşır.

Örnek Cümleler

  1. Sözleşmeyi okumadan imzaladı, aylar sonra cezayı görünce günlerce üzüldü; acele işin sonu pişmanlık.
  2. Fiyatı araştırmadan ilk gördüğü arabayı aldı; arıza çıkınca acele işin sonu pişmanlık oldu.
  3. Evi bir kez bile görmeden kaparo verdi, taşınınca rutubeti fark etti; acele işin sonu pişmanlık.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Ad cümlesiyle bitirilmiştir: yüklem pişmanlık sözcüğüdür, söylenmeyen şey ek-fiildir. Dört sözcük art arda dizilir, araya hiçbir bağlayıcı girmez; cümlede tek bir çekimli fiil bulunmaz. Atasözlerinde ek-fiilin düşmesi sık görülür, söz böylece kısalır ve kalıplaşmaya elverir.

Zamanı işin bittiği ana taşır. Acelenin kendisi değil, ardından geleni anlatılır; sözcük bu sırayı kurar. Kaldırılsaydı acele ile pişmanlık aynı anda olurmuş gibi görünür, aradaki gecikme duyulmazdı.

Zararın kişide bıraktığı izi anlattığı için. Hata ya da kayıp denseydi yalnız sonuç sayılırdı; pişmanlık ise sonucun ardından gelen duyguyu da ekler. Sözcük böylece uyarıyı dışarıdan değil, içeriden yapar.