Anlamı
bir konu veya sorunu aydınlatmak, kapalılıktan kurtarmak, anlaşılır duruma getirmek.
Detaylı Açıklama
Açıklığa kavuşturmak deyimi, kapalı, karışık veya belirsiz bir konu ya da sorunu aydınlatmak, anlaşılır hâle getirmek anlamına gelir. Bir meselenin üzerindeki sis kalkar, karışık noktalar netleşir ve insanlar ne olduğunu daha açık görür hâle gelir. Deyim bu nedenle hem resmi hem günlük dilde çok kullanışlıdır. Hukuki açıklamalar, aile içi sorunlar, iş yeri karışıklıkları veya teknik ayrıntılar açıklığa kavuşturulabilir. Buradaki “açıklık”, sadece bilgi vermek değil, bulanıklığı gidermek anlamına da gelir. Söylendiği yerde rahatlama hissi oluşur; çünkü anlaşılmayan bir şeyin netleşmesi, tartışmayı ve endişeyi azaltır. Halk ve kurum dili burada birbiriyle buluşur. Kişi bir meseleyi açıklığa kavuşturduğunda, yalnızca konuşmuş olmaz; aynı zamanda diğerlerinin zihninde düzen kurar. Bu nedenle deyim, bilgiyi düzenleme ve belirsizliği giderme eylemini güçlü ve yapıcı bir şekilde anlatan yerleşik bir kullanımdır.
Örnek Cümleler
- Toplantıda herkesin kafasındaki soruları tek tek açıklığa kavuşturdu, kimsede kuşku kalmadı.
- Müdür tartışmalı maddeyi örneklerle açıklığa kavuşturdu, itirazlar da böylece bitti.
- Bu konuyu bir an önce açıklığa kavuşturmazsak yanlış anlaşılmalar devam eder.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Kavuşmak fiilinden ettirgen ekiyle yapılmıştır. Kavuşan konudur, kavuşturan ise onu aydınlatan kişidir; ek işi yapanı cümleye sokar. Kavuşmak biçimiyle kurulsaydı iş kendiliğinden olmuş gibi görünür, emeği veren taraf da anılmazdı.
Varılan durumu gösterir: açıklığa. Konu bir yerden başka bir yere taşınır gibi anlatılır; kapalılıktan açıklığa geçer. Ek olmasaydı açıklık yalnız anılmış olur, konuyla arasındaki bağ kurulmazdı. Yön her zaman kapalıdan açığa doğrudur.
Konu, sorun, mesele ya da belirsiz bir nokta olur; kişi nesne olmaz. Birini açıklığa kavuşturmak denmez. Nesne her zaman anlaşılması istenen şeydir, onu anlamayan taraf değil. Nesne belirtme eki de alır.