Atasözü

Acıyan Uyumuş, Acıkan Uyumamış Ne Demek?

Anlamı

insan sıkıntıya katlanır da açlığa katlanamaz.

Detaylı Açıklama

Acıyan uyumuş, acıkan uyumamış atasözü, bazı sıkıntıların zamanla dinse de açlığın doğrudan ve ertelenemez bir ihtiyaç olarak insanı en çok zorlayan dertlerden biri olduğunu anlatır. Fiziksel acı ya da başka bazı rahatsızlıklar insanı yorsa bile, açlık çok daha ısrarlı ve dayanması güç bir hâl olarak düşünülür. Bu yüzden atasözü, temel ihtiyaçların önemini vurgular. İnsan aç kaldığında yalnızca bedeni değil, sabrı, düşüncesi ve ruh hâli de etkilenir. Halk bilgeliğinde açlık, insanı çaresiz bırakan en sert gerçeklerden biridir. Söz kimi zaman doğrudan yoksulluğu, kimi zaman da ihtiyaçların ertelenemeyeceğini anlatmak için kullanılır. Duygusal ya da sosyal meseleler bir ölçüde sabredilebilir görünse de, açlık hemen çözüm ister. Atasözünün gücü de bu yalın karşılaştırmadan gelir. İnsan doğasının sınırlarını gerçekçi biçimde hatırlatır. Temel gereksinimler karşılanmadan yüksek beklentiler kurmanın zor olduğunu söyleyen, hayatın maddi temelini göz ardı etmeyen güçlü halk sözlerinden biridir.

Örnek Cümleler

  1. Akşama kadar bir şey yemeyen çocuklar yatakta bir türlü duramadı; acıyan uyumuş, acıkan uyumamış.
  2. Ağrısına rağmen uyuyabildi ama karnı boş kalınca gözüne uyku girmedi; acıyan uyumuş, acıkan uyumamış.
  3. Dişi ağrıyan komşu sabaha kadar uyudu, karnı boş olan ise ayakta dolandı; acıyan uyumuş, acıkan uyumamış.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Özneleri hâlleriyle adlandırır: acıyan, acıkan. Kim oldukları sorulmaz, o anda ne yaşadıkları söylenir. İki sözcük sesçe de birbirine çok yakın düşer; aralarındaki tek harf farkı sözün bütün ayrımını taşır ve uyağı kurar.

Yargıyı aktarılmış bir gözlem gibi sunar: uyumuş, uyumamış denir. Kip olayı adı sanı belirsiz bir zamana taşır ve sözü bir anlatı gibi kurar. Görülen geçmişle kurulsaydı tek bir gecenin haberi olur, genel bir kural taşımazdı.

Canı yanan, ağrısı olan kişiyi anlatır; merhamet duyanı değil. Fiil burada ağrı duymak anlamındadır. İki anlam karıştırılırsa söz ters okunur; acıyan taraf başkasına acıyan değil, kendisi acı çeken kimsedir.