Anlamı
yoksul olan buna üzülmemelidir, küçücük bir şey bile en büyük ihtiyacı gidermeye yeter.
Detaylı Açıklama
Bu atasözü, açlıkla tokluk arasındaki farkın bazen çok küçük bir payla kapanabileceğini ve yoksul insanın bundan yakınmak yerine elindeki küçüğü de değerli görmesi gerektiğini anlatır. Yarım yufka, nicelik olarak çok azdır; ama açlık sınırındaki biri için büyük rahatlama anlamına gelir. Halk bilgeliği burada kanaat ve ölçü duygusunu öne çıkarır. Çok büyük nimet beklemeden, küçük bir desteğin de hayat kurtarabileceğini söyler. Bu atasözü özellikle darlık zamanlarında, mütevazı imkânların bile küçümsenmemesi gerektiğini hatırlatır. İnsan bazen çok daha fazlasını isterken, aslında ihtiyacını giderecek olan şeyin küçük bir pay olduğunu unutabilir. Söz bu yüzden hem ekonomik gerçekçilik hem de şükür duygusu taşır. Açlık ile tokluğun sınırı sanıldığı kadar büyük olmayabilir. Bazen yarım yufka, büyük bir yokluğu bastıran en önemli eşik olur. Küçük olanı değersiz saymak, ihtiyacın gerçek ölçüsünü bilmemektir. Halk dili burada büyük dersini küçücük bir yiyecekle verir.
Örnek Cümleler
- Elindekini küçümseme; açlık ile tokluğun arası yarım yufka, azı da hor görme.
- Yoksul için küçük destek de büyüktür; açlık ile tokluğun arası yarım yufka.
- Bazen azıcık yardım bile yeter, açlık ile tokluğun arası yarım yufka.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
İki durum arasındaki uzaklığı ölçülebilir bir şey gibi sunar. Aralarında bir mesafe varmış gibi kurulur ve o mesafe bir yiyecekle doldurulur. Sözcük çıkarılsaydı iki hâl yan yana kalır, aradaki incelik duyulmazdı.
Yufka ince, tek katlı ve kolay bölünen bir ekmektir; azlığın ölçüsü olmaya elverir. Üstelik tamamı da anılmaz, yarısı anılır. Böylece iki hâli ayıran eşiğin ne kadar ince olduğu tek bir görüntüyle gösterilir.
Küçük olanı hor görmemeyi öğütler. Yoksula büyük nimet gerekmez; ihtiyacını karşılayacak kadarı yeter. Kalıp bu yüzden hem veren tarafa hem alan tarafa seslenir ve ölçüyü ihtiyaca göre kurar.