Anlamı
bağışlanmak.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, yapılan bir hata, suç ya da kusur nedeniyle uygulanması beklenen cezanın bağışlanması, kişinin cezadan kurtulması anlamında kullanılır. Günlük dilde hem hukuki hem de kişisel ilişkiler bağlamında duyulabilir. Bir yönetim tarafından çıkan af kapsamında ceza alan birinin durumu için söylenebileceği gibi, bir aile büyüğünün, öğretmenin ya da yöneticinin kişiyi bağışlaması anlamında da kullanılabilir. Buradaki vurgu sadece cezadan kurtulmak değil, affın bir lütuf ve ikinci şans oluşturmasıdır. Bu yüzden deyim bazen rahatlama, bazen minnet, bazen de şaşkınlık duygusu taşır. Çünkü beklenen yaptırımın ortadan kalkması genellikle belirgin bir rahatlama getirir. Söylendiğinde, kişinin üzerine çöken yükün hafiflediği anlaşılır. Deyim aynı zamanda bağışlanmanın ne kadar belirleyici bir güç olduğunu da gösterir. İnsan bazen bir hükümle değil, kendisine tanınan af fırsatıyla yeni bir sayfa açar.
Örnek Cümleler
- Cezasının bir bölümü düştü, çıkan yasadan yararlanıp affa uğradı ve tahliye oldu.
- Uzun yıllar sonra dosyası yeniden görüşüldü ve sonunda affa uğradı.
- Yaptığı hatayı açıkça kabul edince babasının yanında affa uğradı, mesele orada kapandı.
Kökeni ve Hikayesi
'Af' sözcüğü Arapça ʿafv biçiminden gelir; bir suçu, kusuru ya da hatayı bağışlama anlamını taşır.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Hayır. Kalıbın koşulu alan değil, yetkidir: bağışlama kararı hep başkasında olur. Bu yüzden okulda, işte ve aile içinde de kurulur; kendi kendini affeden kişi için söylenmez. Söz bu yüzden her zaman iki taraflıdır.
Affetmek bağışlayanın eylemidir, öznesi bağışlayan taraftır; affa uğramak ise bağışlananın durumudur ve edilgen bir yapı taşır. Yani ilkinde karar bağışlayanda, ikincisinde sonuç bağışlananın üzerindedir; ikisi aynı olayı iki ayrı yönden anlatır.
Uğramak, kişinin kendi çabasıyla değil dışarıdan gelen bir kararla bu sonuca ulaştığını sezdirir. Bu yüzden ifadede biraz beklenmediklik, elinde olmayan bir gelişmeye rastlamış olma havası bulunur.