Anlamı
Tanrı her yarattığının rızkını verir.
Detaylı Açıklama
Bu atasözü, Tanrı'nın ya da hayatın düzeninin yarattığı her canlının rızkını bir şekilde hazırladığı düşüncesini anlatır. Ağılda oğlak doğduğu anda, sanki ovada onun yiyeceği ot da bitmiş gibidir; yani ihtiyaç ile karşılık aynı düzen içinde var olur. Söz, özellikle geçim kaygısı içinde aşırı karamsarlığa kapılanları teselli etmek için kullanılır. İnsan elbette çalışmalı, tedbirini almalı ve emek vermelidir; ancak her şeyi yalnız korku üzerinden değerlendirmek de doğru değildir. Atasözü burada tevekkül ile hayatın akışına güvenme arasında bir denge önerir. Yeni doğan bir çocuk, yeni başlayan bir hayat ya da yeni alınan bir sorumluluk karşısında 'rızkı da gelir' düşüncesi bu sözle ifade edilir. Yine de bu söz tembelliği övmek için değil, aşırı endişeyi yatıştırmak için anlamlıdır. Umutla emek arasındaki ince çizgiyi taşıyan sıcak bir atasözüdür.
Örnek Cümleler
- Üçüncü çocuğun masrafını düşünüp kaygılandılar, o yıl kapı gibi bir iş çıktı; ağılda oğlak doğsa ovada otu biter.
- Kuzular çoğaldı diye kaygılanmışlardı, o yıl otlak bereketli geldi; ağılda oğlak doğsa ovada otu biter.
- Sürü büyüdükçe yem derdi olur sandılar, bahar otu bellerine kadar geldi; ağılda oğlak doğsa ovada otu biter.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Yeni bir doğum, artan yük ya da geçim kaygısı karşısında insanın rızık endişesini yatıştırır. Kaynağa göre Tanrı her yarattığının rızkını verir; söz bu inancı umut verici bir görüntüyle iletir.
Yapmaz; çalışmayı bırakmayı değil, emek verirken aşırı korkuya kapılmamayı öğütler. Rızkın geleceğine duyulan güven, çabayı bırakmanın değil, kaygıyı hafifletmenin gerekçesi olarak sunulur. Çalışmak sürer, yalnız kaygı azalır.
Yeni doğan çocuk, artan aile yükü ya da geçim konusunda fazla kaygılanılan durumlarda umut vermek için söylenir. Doğum haberinin konuşulduğu sofralarda özellikle sık duyulur. Umut vermek isteyenin ilk başvurduğu sözlerdendir.