Anlamı
1) bir işi gereken süre içinde bitirmemek, geciktirmek:
'Görüyorsunuz ki bu soyadı konusunda benim ağırdan alışım, bir tembellik değil.' -M. Ş. Esendal. 2) bir işi gönülsüz, isteksiz yapmak:
'Ama üstüme düşüldü mü bende bir gönül tokluğu, bir nazlanma, bir ağırdan alış.' -H. Taner.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, bir işi zamanında bitirmemek, ağır davranmak, gönülsüz veya isteksiz biçimde yürütmek anlamında kullanılır. Kişi işi tamamen reddetmez; fakat hızla da yapmaz. Ağırdan almak bazen geciktirme, bazen nazlanma, bazen de bilinçli olarak işi sürüncemede bırakma anlamı taşır. Bu yüzden bağlam çok önemlidir. Biri bir işi dikkatle ve düşünerek yapıyorsa nötr görülebilir; ama çoğu kullanımda isteksizlik ve yavaşlatma hissi baskındır. Günlük dilde görev, karar, ilişki, cevap verme ya da bir işe başlama süreçlerinde sık duyulur. Deyim, kişinin tam bir karşı çıkış göstermeden de süreci zorlaştırabileceğini anlatır. İşin önünde görünmez bir fren vardır. Bu nedenle hafif eleştiri içeren ama çok doğal duran bir halk ifadesidir. Kararsızlık ile gönülsüzlük arasındaki yavaş tavrı iyi yakalar.
Örnek Cümleler
- Dosyayı haftalardır ağırdan alıyor.
- Teklifi hemen kabul etmeyip biraz ağırdan aldı.
- İşi ağırdan alınca herkes daha da gerildi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bir işi geciktiren, yavaşlatan, isteksiz veya gönülsüz biçimde yürüten tavrı anlatır. Günlük dilde görev, karar, ilişki, cevap verme ya da bir işe başlama süreçlerinde sık duyulur.
Evet, bazı durumlarda işi reddetmeden biraz naz yaparak ve ağır davranarak karşılık verme anlamı da taşıyabilir.
Çünkü çoğu bağlamda gereken hız ve ciddiyet gösterilmediği, sürecin gereksiz yere uzatıldığı hissi vardır. Bu deyim, bir işi zamanında bitirmemek, ağır davranmak, gönülsüz veya isteksiz biçimde yürütmek anlamında kullanılır.