Anlamı
1) sıkıntı vermek:
'Kimseye ağırlık olmaz, kimseyi sıkıştırmaz, iyilikten başka bir şey yapmaz.' -Ö. Seyfettin. 2) birine yük olmak, kendi masrafını başkasına çektirmek.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, bir kişiye maddi ya da manevi yük olmak, sıkıntı vermek ve onu zor durumda bırakacak biçimde üstüne kalmak anlamında kullanılır. Bazen misafirlikte fazla kalıp ev sahibine rahatsızlık vermek, bazen birinin geçimini ya da masrafını başkasına yüklemek, bazen de varlığıyla sıkıştırmak anlamında duyulur. Bu yüzden söz yalnız fiziksel yük değil, sosyal ve duygusal ağırlık da taşır. İnsanlar kimseye ağırlık olmak istemediklerini söylediklerinde, aslında rahatsızlık vermek ve yük gibi görünmek istemediklerini belirtirler. Deyimin temelinde karşı tarafın alanını daraltma, rahatını bozma ve ona ek sorumluluk bindirme düşüncesi vardır. Bazen çok ince bir nezaket ifadesi gibi, bazen de açık bir serzeniş olarak kullanılır. Toplumsal ilişkilerde sınır ve ölçü duygusunu iyi yansıtan sözlerden biridir.
Örnek Cümleler
- Uzun kalırsam size ağırlık olurum diye çekindi, ertesi gün gitti.
- Aylarca yeğeninin evinde kalıp bütün masrafı ona yükledi, iyice ağırlık oldu.
- Hastalık döneminde ailesine ağırlık olduğunu düşünüp için için çok üzülüyordu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Taşınabilir ama istenmeyen bir yükü anlatır; kısaca sıkıntı vermek demektir. Ağırlık burada ölçülmez, hissedilir: karşı taraf onu dile getirmese de kalıp o hissin varlığını bildirir. İkinci kullanımı ise birine yük olmayı bildirir.
Evet; özellikle misafirlikte ve yardım alırken kişilerin mahcup olmamak için kullandığı nazik bir kalıptır. Söyleyen kendini değil, karşı tarafın rahatını düşündüğünü göstermiş olur. Bu yüzden kalıp çoğu zaman rica ile birlikte kurulur.
Sıkıntı burada sonucun kendisidir, sözün asıl karşılığı da odur. Kalıp sebebi anmaz: kişi hiçbir şey yapmadan da ağırlık olabilir, varlığı yeter. Söz bu yüzden çoğunlukla özürle birlikte kurulur.