Anlamı
1) dilenmek, para istemek:
'İki gündür yemek yemedim ama daha avuç açmadım.' -N. Hikmet. 2) yardım istemek:
'Elinde böyle bir sanat varken herkes sana avuç açmaktan başka ne yapabilir?' -N. F. Kısakürek.
Detaylı Açıklama
Avuç açmak, dilenmek ve para istemektir; ikinci anlamıyla da yardım istemektir. Kalıp bedenden alınmış bir hareketle kurulur: isteyen kişi elini uzatır, avucunu yukarı çevirir ve içine konulacak şeyi bekler. Bu duruşta isteyen, verecek olanın eline bakar; ne alacağı onun elindedir. Nesnesi para olabilir, yardım olabilir, destek olabilir. Kimden istendiği anılmadan da kullanılır; istenen kişi bir yabancı da olabilir, en yakın akraba da. El açmak deyimi de yakın bir karşılık taşır: dilenmek ve başkasının yardımını isteyecek durumda olmak. Kalıp avucunu açmak biçiminde de kurulur, anlam değişmez. İkinci anlamda istenen şey para olmak zorunda değildir; bir iş, bir destek, bir aracılık ya da bir kolaylık da istenebilir.
Örnek Cümleler
- İki gün boyunca aç kaldı ama yine de kimseye avuç açmadı.
- Borçlar artınca akrabalarına avuç açmak zorunda kaldı, çok zoruna gitti.
- Hasat vakti tek başına yetişemeyince köylülere avuç açtı, ertesi sabah herkes tarlaya geldi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
İki anlamda: birincisi dilenmek, para istemektir; ikincisi yardım istemektir. İlkinde istenen şey para ya da sadakadır. İkinci anlamda isteyen kişi dilenci değildir; yalnız bir konuda başkasının yardımına başvurur.
Çünkü istemenin kendi duruşu eldedir: kol uzanır, avuç yukarı döner, içine bir şey konması beklenir. Söz bu bedensel hareketi alıp ihtiyaç hâlinin adı yapmıştır; başka bir işaret gerekmez.
Kimseden bir şey istemeden, kendi imkânıyla geçinmeyi anlatır. Olumsuz biçim bu yüzden övgü yerine de kullanılabilir; kişinin darda kalsa bile el açmadığını, geçimini kendi başına sağladığını bildirir.