Anlamı
1) konuşmaya başlamak; 2) kesici aletleri keskin duruma getirmek; 3) ağır sözler söylemeye başlamak; 4) azarlamak, paylamak:
'Aman efendim, bendenize bir ağız açtılar, donakalmışım.' -M. Ş. Esendal. 5) alık alık bakmak.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, bağlama göre konuşmaya başlamak, ağır sözler söylemeye girişmek, azarlamak ya da bir konuda çıkışta bulunmak anlamlarında kullanılır. Gündelik dilde en yaygın etkisi, birinin söze başlayarak tavrını açıkça ortaya koymasıdır. Kimi zaman sessiz kalan kişinin artık konuşmaya başlaması, kimi zaman da sertleşip paylamaya girişmesi anlatılır. Bu çok anlamlı yapı, deyimi esnek ve canlı kılar. Birinin “ağız açması”, ortamın yön değiştirmesine yol açabilir; çünkü sözle birlikte sessizlik bozulur, tavır görünür ölür ve gerilim ya da açıklık başlar. Bu yüzden aile içi tartışmalardan iş ortamına kadar geniş kullanım alanı vardır. Sözün kuvveti, yalnız konuşmayı değil, konuşmanın tonunu ve etkisini de sezdiriyor olmasından gelir. Ağzını açan kişi artık geri planda kalmaz; müdahil ölür, tepki verir ya da hesap sorar.
Örnek Cümleler
- Toplantıda kimse ses etmeyince sonunda o ağız açtı.
- Bir ağız açtı ki hepimiz şaşırıp kaldık.
- Çocuklara öyle bir ağız açtı ki ortalık sessizleşti.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Konuşmaya başlama, sert söz söylemeye girişme, azarlama veya tavrını açık etme durumlarında kullanılır. Bu çok anlamlı yapı, deyimi esnek ve canlı kılar.
Çünkü konuşmanın başlaması tek başına nötr olabilirken, bağlama göre azarlama, çıkışma veya itiraz etme anlamı da kazanabilir.
Sessizliği bozar, yönü değiştirir ve sözü söyleyen kişinin tavrını belirgin hâle getirir. Bu deyim, bağlama göre konuşmaya başlamak, ağır sözler söylemeye girişmek, azarlamak ya da bir konuda çıkışta bulunmak anlamlarında kullanılır.