Anlamı
1) konuşmaya başlamak; 2) kesici aletleri keskin duruma getirmek; 3) ağır sözler söylemeye başlamak; 4) azarlamak, paylamak:
'Aman efendim, bendenize bir ağız açtılar, donakalmışım.' -M. Ş. Esendal. 5) alık alık bakmak.
Detaylı Açıklama
Ağız açmak, beş ayrı karşılığı bulunan çok anlamlı bir deyimdir. En yaygın kullanımı konuşmaya başlamaktır; buna bağlı olarak ağır sözler söylemeye girişmek ve azarlamak anlamları da vardır. Bunların dışında iki ayrı kullanım daha kayıtlıdır: kesici aletleri keskin duruma getirmek, yani bıçağa, orağa ya da baltaya ağız vermek; bir de alık alık bakmak. Hangi anlamın geçerli olduğunu bağlam belirler; demirci dükkânında söylendiğinde alet bileme, bir tartışmanın ortasında söylendiğinde ise çıkışma anlaşılır. Deyimi canlı kılan da bu esnekliktir: aynı iki sözcük, konuşmanın başlamasını da aletin bilenmesini de karşılayabilir. Gündelik dilde bugün en çok ilk üç anlam duyulur; aletle ilgili kullanım zanaat diline, alık alık bakma anlamı ise halk ağzına özgü kalmıştır. Sözlüğün beş karşılığı birlikte okunduğunda deyimin ne kadar geniş bir alana yayıldığı görülür.
Örnek Cümleler
- Toplantıda kimse ses etmeyince sonunda o ağız açtı, ortam bir anda değişti.
- Demirci orağın ağzını açtı, ekin biçmeye artık hazır hâle geldi.
- Çocuklara öyle bir ağız açtı ki hepsi bir anda susup kaldı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Deyimin beş ayrı anlamı vardır: konuşmaya başlamak, kesici aletleri keskinleştirmek, ağır sözler söylemeye başlamak, azarlamak ve alık alık bakmak. Üçü konuşmayla, biri aletle, biri bakışla ilgilidir.
Bıçak, orak, balta gibi kesici aletlerin bilenip keskin duruma getirilmesi için söylenir. Bu kullanım daha çok zanaat ve köy dilinde yaşar; şehirli konuşmada seyrek duyulur.
Ses tonundan ve cümlenin gerisinden ayrılır; öyle bir ağız açtı ki biçiminde kurulduğunda çıkışma anlaşılır. Nötr kullanımda ise yalnızca sessizliğin bozulduğu bildirilmiş olur. Beş anlam arasında en çok bu ikisi karışır.