Deyim

Ağız Ağıza Vermek (konuşmak) Ne Demek?

Anlamı

iki kişi birbirine pek yakın durarak başkaları işitmeyecek bir biçimde konuşmak:
'Tenha köşelerde ağız ağıza konuşurken yanlarına biri gelecek olursa hemen susuyorlardı.' -R. N. Güntekin.

Detaylı Açıklama

Bu deyim, iki kişinin birbirine çok yakın durarak, başkalarının duymayacağı biçimde fısıltıyla ya da gizli konuşması anlamında kullanılır. Ağız ağıza vermek, yalnız fiziksel yakınlığı değil, sözün mahremiyetini de anlatır. Ortada herkesin duymasının istenmediği bir konu, özel bir paylaşım ya da gizli bir anlaşma havası vardır. Halk dili bu ifadeyle, kulağa kulağa değil, adeta ağızdan doğrudan karşı tarafa giden sözü görünür hale getirir. Bu yüzden deyim gizlilik, samimiyet, mahremiyet ve bazen de kuşku çağrıştırır. Dışarıdan bakan için böyle bir konuşma merak uyandırabilir; çünkü aleni değil, saklı bir iletişim söz konusudur. Deyim dostça sır paylaşımı için de kullanılabilir, başkalarından saklanmak istenen bir konuşma için de. Onu güçlü kılan şey, fiziksel görüntüyle duygusal ya da sosyal anlamı birleştirmesidir. İki kişinin kendi aralarında kurduğu kapalı söz alanı, bu kısa deyimde tam karşılığını bulur.

Örnek Cümleler

  1. O kadar zorlandı ki sonunda ağız ağıza verdi.
  2. Bir baktık ki çoktan ağız ağıza vermiş.
  3. Ablası ağız ağıza verdi diye haber gönderdi.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Başkalarının duymaması istenen, çok yakın mesafede yapılan gizli ya da mahrem konuşmayı anlatır. Bu yüzden deyim gizlilik, samimiyet, mahremiyet ve bazen de kuşku çağrıştırır.

Hayır, bazen yalnızca özel bir şey paylaşmayı anlatır; ancak bağlama göre kuşku veya gizli iş çevirme çağrışımı da yapabilir.

Çünkü konuşmanın yakınlığını ve gizliliğini fiziksel mesafe üzerinden hemen görünür hale getirir. Bu deyim, iki kişinin birbirine çok yakın durarak, başkalarının duymayacağı biçimde fısıltıyla ya da gizli konuşması anlamında kullanılır.