Deyim

Ağız Burun Birbirine Karışmak Ne Demek?

Anlamı

1) dayak sonucunda yüz yara bere içinde kalmak; 2) yüzde aşırı öfke, üzüntü, yorgunluk vb. durumların izleri görünmek.

Detaylı Açıklama

Bu deyim, bir kimsenin yüzünün özellikle dayak, sert çarpma, ağır öfke, aşırı yorgunluk ya da yoğun üzüntü nedeniyle tanınmaz ölçüde bozulmasını anlatır. Ağızla burnun birbirine karışması, yüz hatlarının darbe veya aşırı zorlanma sonucu seçilemez hâle geldiği güçlü bir benzetmedir. Deyim en çok fiziksel şiddet sonrası kullanılsa da, bazen mecaz olarak yüzün bitkin, çökmüş ve dağılmış görünmesini anlatmak için de söylenir. Bu yüzden hem gerçek hem de genişletilmiş bir kullanım alanı vardır. İnsanın yorgunluktan, ağlamaktan ya da aşırı sinirden yüzü perişan bir hâle geldiğinde de bu ifade devreye girebilir. Görüntünün bozulması burada yalnız estetik değil, yaşanan olayın şiddetini de hissettirir. Yüz, insanın en görünür tarafıdır; onun dağılması yaşanan sarsıntının büyüklüğünü doğrudan gösterir. Deyim tam da bu ağır görünüş değişimini anlatan sert bir halk ifadesidir.

Örnek Cümleler

  1. Kavgadan sonra ağzı burnu birbirine karışmış hâlde kapının önünde belirdi.
  2. Günlerce ağlamaktan ağzı burnu birbirine karışmış, hâli gerçekten çok perişandı.
  3. Üç vardiya üst üste çalışınca ağzı burnu birbirine karışmış hâlde eve döndü.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Yüzün tanınmaz hâle geldiği durumlarda kullanılır; deyimin birinci anlamı doğrudan bunu karşılar. Kalıp yaranın yerini değil, düzenin bozulduğunu bildirir: ağız ile burun ayrı duramaz olmuştur. Görüntü doğrudan yüzdeki hasarı bildirir.

Vardır; ikinci anlamı yüzde aşırı öfke, üzüntü ya da yorgunluk izlerinin görünmesidir. Uzun süre ağlamış veya çok yorulmuş biri için de söylenebilir. İkinci anlamda kan değil, iz vardır.

Çünkü yüzün düzeninin bozulması, olayın şiddetini ve kişinin ne kadar sarsıldığını güçlü biçimde gösterir. Abartılı görüntü, anlatımı akılda kalıcı hâle getirir. Söz bu nedenle çok güçlü bir izlenim bırakır.