Anlamı
konuşmamak, susmak.
Detaylı Açıklama
Ağız dil vermemek, hiçbir şekilde konuşmamak, bilgi vermemek, susmak ve karşı tarafın ne kadar uğraşsa da söz alamaması anlamında kullanılan yerleşik bir deyimdir. Bu sözde suskunluk yalnızca pasif bir sessizlik değildir; aynı zamanda direnç ve kapalı kalma vardır. Kişi bir nedenle konuşmaz, açıklama yapmaz, soru cevaplamaz ya da olan biten hakkında tek kelime etmez. Bu durum korkudan, inattan, stratejiden, güven eksikliğinden ya da başka bir duygusal sebepten kaynaklanabilir. Deyim özellikle sorgulama, ikna etme, rica etme ya da açıklama beklenen durumlarda çok işlevseldir. Ağzın ve dilin birlikte anılması, konuşma imkânının bütünüyle kapalı olduğunu hissettirir. Halk dilinin suskunluk derecesini yükselten ifadelerinden biridir. Birinden ağız dil alamamak, onun tamamen kapandığını ve iletişim yolunu tıkadığını gösterir. Bu nedenle deyim, yalnızca konuşmayan kişiyi değil, karşı tarafın çaresizliğini de anlatır. Türkçede bilgi vermeyen, içine kapanan veya inatla susan kişilerin tavrını güçlü biçimde göstermek için sık başvurulan kalıplardan biridir.
Örnek Cümleler
- Ne sordularsa sordular, adam ağız dil vermedi.
- Çocuk niye ağladığını bir türlü ağız dil vermeyerek sakladı.
- Polis karşısında ağız dil vermemiş.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bilgi vermeyen, açıklama yapmayan ve karşı tarafın çabasına rağmen açılmayan dirençli susmayı anlatır. Deyim özellikle sorgulama, ikna etme, rica etme ya da açıklama beklenen durumlarda çok işlevseldir.
İkisi yakındır; ağız dil vermemekte karşı tarafın söz almaya çalışması ve kişinin buna rağmen kapalı kalması daha belirgin hissedilir.
Kırgınlık, korku, inat, strateji, güven eksikliği veya söylemek istememe bu tür suskunluğa yol açabilir. Ağız dil vermemek, hiçbir şekilde konuşmamak, bilgi vermemek, susmak ve karşı tarafın ne kadar uğraşsa da söz alamaması anlamında kullanılan yerleşik bir deyimdir.