Deyim

Ağız Dil Vermemek Ne Demek?

Anlamı

konuşmamak, susmak.

Detaylı Açıklama

Ağız dil vermemek, hiçbir şekilde konuşmamak, bilgi vermemek, susmak ve karşı tarafın ne kadar uğraşsa da söz alamaması anlamında kullanılan yerleşik bir deyimdir. Bu sözde suskunluk yalnızca pasif bir sessizlik değildir; aynı zamanda direnç ve kapalı kalma vardır. Kişi bir nedenle konuşmaz, açıklama yapmaz, soru cevaplamaz ya da olan biten hakkında tek kelime etmez. Bu durum korkudan, inattan, stratejiden, güven eksikliğinden ya da başka bir duygusal sebepten kaynaklanabilir. Deyim özellikle sorgulama, ikna etme, rica etme ya da açıklama beklenen durumlarda çok işlevseldir. Ağzın ve dilin birlikte anılması, konuşma imkânının bütünüyle kapalı olduğunu hissettirir. Halk dilinin suskunluk derecesini yükselten ifadelerinden biridir. Bu nedenle deyim, yalnızca konuşmayan kişiyi değil, karşı tarafın çaresizliğini de anlatır. Türkçede bilgi vermeyen, içine kapanan veya inatla susan kişilerin tavrını güçlü biçimde göstermek için sık başvurulan kalıplardan biridir.

Örnek Cümleler

  1. Ne sordularsa sordular, adam ağız dil vermedi, tek kelime bile etmedi.
  2. Çocuğa niye ağladığını sorduk, hiç ağız dil vermeden başını öte yana çevirdi.
  3. Polis karşısında ağız dil vermemiş, avukatını beklemekte sonuna kadar ısrar etmiş.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Bilgi vermeyen, açıklama yapmayan ve karşı tarafın çabasına rağmen sürüp giden bir susmayı anlatır. Karşılığı kısaca konuşmamak, susmaktır. Bunun isteyerek mi yoksa korkudan, şaşkınlıktan mı olduğu kalıpta söylenmez; sonuç her durumda aynıdır.

İkisi yakındır; ağız dil vermemekte karşı tarafın söz almaya çalışması ve kişinin buna rağmen kapalı kalması daha belirgin hissedilir. Birinde sessizlik, diğerinde direnç öne çıkar; ikisi çoğu zaman karıştırılır.

Sebep kalıpta yer almaz; söz yalnız sonucu bildirir. Susan kişi neden sustuğunu söylemediği için sebebi çoğu zaman yalnızca kendisi bilir. Söz bu yüzden merak da uyandırır; dinleyen tahmin etmeye başlar.