Anlamı
1) birini gereksiz sözlerle şaşırtmak; 2) ilgisiz sözler söyleyerek asıl konudan uzaklaştırmak.
Detaylı Açıklama
Ağız kalabalığına getirmek deyimi, birini gereksiz sözlerle şaşırtmak, kafasını karıştırmak ya da asıl konudan uzaklaştırmak anlamında kullanılır. Bu deyimde söz çokluğu, açıklık getiren bir konuşma değil; tersine, düşünmeyi zorlaştıran bir gürültü hâlidir. Kişi bilinçli biçimde peş peşe ilgisiz şeyler söyleyerek karşısındakini bunaltır, karar verme ya da tepki verme gücünü azaltır. Pazarlıkta, tartışmada, hesap sorulan bir durumda ya da birinin haklılığını gölgelemek istenen konuşmalarda bu tavır sık görülür. Deyim tam da bu manipülatif konuşma biçimini görünür kılar. Burada amaç ikna etmek değil, dikkat dağıtmak ve karşı tarafı savunmasız bırakmaktır. Günlük hayatta 'laf kalabalığı' ile 'iletişim' arasındaki farkı ayırt etmek için çok işlevli bir ifadedir. Sözün niceliğinin değil, dürüstlüğünün önemli olduğunu hatırlatır ve konuşmadaki niyet sorununu açık biçimde ortaya koyar.
Örnek Cümleler
- Hesap sorulunca hemen konuyu değiştirip hepimizi bir güzel ağız kalabalığına getirdi.
- Adam öyle hızlı ve karışık konuştu ki dinleyenleri ağız kalabalığına getirip şaşkına çevirdi.
- Sözleşme maddesini sorduğumda beni ağız kalabalığına getirdi, asıl meseleyi atlattı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Hayır; asıl sorun söz çokluğunu bilinçli kullanıp karşı tarafı şaşırtmak ve asıl konudan uzaklaştırmaktır. Deyimin iki karşılığı vardır: şaşırtmak ve asıl konudan uzaklaştırmak. Sözün çokluğu burada bir örtme aracıdır.
Pazarlıkta, tartışmada, hesap verme sırasında ya da birinin gerçeği örtmek için lafı dolaştırdığı ortamlarda kullanılır. Konunun kaydırıldığı fark edildiği anda söylenir. Karşı taraf ne olduğunu sonradan anlar.
Çünkü dürüst açıklama yerine söz karmaşasıyla üstünlük kurma niyetini açığa vurur. Kalabalık burada sayıyı değil, anlamı bulanıklaştıran söz yığınını anlatır. Sözün bolluğu burada dürüstlük değil, örtü sayılır.