Deyim

Ağız Tamburası Çalmak Ne Demek?

Anlamı

1) sözle avutmaya, oyalamaya çalışmak; 2) soğuktan dişleri birbirine çarpmak, çenesi titremek.

Detaylı Açıklama

Ağız tamburası çalmak deyimi, birini sözle avutmaya, oyalamaya ya da boş vaatlerle geçiştirmeye çalışmak anlamında kullanılır. Kimi bağlamlarda ise soğuktan dişlerin birbirine vurması gibi fiziksel bir durumu da anlatabilir; ancak günlük kullanımda daha çok ilk anlamı öne çıkar. Buradaki tambura benzetmesi, sözün sürekli ama sonuçsuz şekilde sürmesini çağrıştırır. Yani ortada gerçek çözüm yoktur; kişi konuşur, oyalar, umut verir, ama somut bir adım atmaz. Özellikle işini geciktiren, sorumluluktan kaçan veya karşısındakini lafla tutmaya çalışan kimseler için eleştirel biçimde kullanılır. Deyim, söz ile eylem arasındaki boşluğu görünür hâle getirir. Birinin iyi konuşması değil, konuşarak işin üzerini örtmesi eleştirilir. Bu yüzden gündelik dilde hafif alaycı, hafif sitemli bir tonu vardır. Gerçek destek yerine lafa başvurulan durumları anlatmak için oldukça yerleşik ve canlı bir ifadedir.

Örnek Cümleler

  1. İşi yapmadı, yine ağız tamburası çalıp bizi günlerce oyalayıp durdu.
  2. Söz verip bir türlü yapmıyor, ağız tamburası çalmaktan başka bir şey bilmiyor.
  3. O kadar soğukta bekleyince çocuğun dişleri birbirine çarptı, adeta ağız tamburası çalıyordu.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Çünkü gerçek çözüm üretmek yerine sözle oyalamayı, umut verip işi sürüncemede bırakmayı olumsuz bir tavır olarak gösterir. Karşılığı, sözle avutmaya ve oyalamaya çalışmaktır. Tambura imgesi boş sesi çağrıştırır.

Beklentinin sözle geçiştirildiği her durumda yerini bulur; kalıp bir bekleyen taraf ister. Tek bir oyalama girişimi için de kurulur, vaadin yinelenmesi şart değildir. Yinelendiğinde ise söz büsbütün yerine oturur.

Vardır; ikinci anlamı soğuktan dişlerin birbirine çarpması, çenenin titremesidir. Yaygın kullanım ise lafla oyalama anlamındadır; fiziksel karşılık daha seyrek duyulur. Bağlam iki anlamı kolayca ayırır.