Anlamı
kendini acındıranlardan kork.
Detaylı Açıklama
Bu atasözü, dışarıdan bakıldığında çok duygulu, mağdur ya da içten görünen herkesin gerçekten samimi olmayabileceğini anlatır. Ağlayan göz ve yumuşak söz, insanı kolayca etkileyen şeylerdir; fakat bunların sahte olanı, kişiyi kandırmak için kullanılan güçlü araçlara dönüşebilir. Söz, özellikle kendini acındırarak, duygusal görünerek ya da tatlı dille çıkar sağlamaya çalışan kişilere karşı dikkatli olunması gerektiğini söyler. Burada gözyaşı doğrudan masumiyetin kanıtı sayılmaz. Halk tecrübesi, kimi insanların duyguyu araç olarak kullandığını görmüş ve bu uyarıyı üretmiştir. Atasözü merhameti bütünüyle reddetmez; ancak merhametin akılla birlikte yürütülmesi gerektiğini hatırlatır. İnsan, karşısındakinin sözünden çok niyetine bakmalıdır. Özellikle sahte yakınlık, yapmacık üzüntü ve çıkar amaçlı duygusallık söz konusu olduğunda bu atasözü yerini bulur. Her yumuşak söz güvenilir değildir; her gözyaşı da haklılığın işareti sayılmaz. Duygulanmak başka, aldanmak başkadır.
Örnek Cümleler
- Kapıda ağlaya sızlaya para isteyen adama hemen inanma; ağlar gözden, sahte sözden kendini sakın.
- Ağlar gözden, sahte sözden kendini sakın; o kadın ağlayarak seni kandırmaya çalışıyor.
- Her tartışmada gözyaşı döküp konuyu kapatan ortağına dikkat et; ağlar gözden, sahte sözden kendini sakın.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Gözyaşını ve tatlı dili bir ikna aracına çeviren kişilere karşı uyarır. Karşınızdakinin üzgün görünmesi haklı olduğunu göstermez; asıl bakılması gereken, o duygunun ardında ne istendiğidir. Halkın gözlemi, acıma duygusunun da kullanılabilir bir zaaf olduğudur.
Hayır. Atasözü acıyı ya da içtenliği yadsımaz; yalnızca duygunun görüntüsüyle kanıtını birbirine karıştırmamayı ister. Ağlayan herkes yalancı değildir, ama ağlıyor diye kimsenin haklılığı sorgusuz kabul edilmez. Ölçü, dökülen gözyaşı değil, o gözyaşının kime ne kazandırdığıdır.
Merhamet, insanın kendi zararına dönüştüğü noktada saflığa kayar. Yardım etmeden önce anlatılanı doğrulamak, sözle davranışın uyuşup uyuşmadığına bakmak bu sınırı korur. Atasözü acımayı değil, acımanın sömürülmesini engellemeye çalışır.