Deyim

Ağza Tat, Boğaza Feryat Ne Demek?

Anlamı

'miktarı çok az olan yiyecek' anlamında kullanılan bir söz.

Detaylı Açıklama

Bu söz, miktarı çok az olan yiyecekler için kullanılır; öyle azdır ki ağza tadı gelir ama boğaza yetmez. Yani tat aldırır fakat doyurmaz, ihtiyacı karşılamaz. Söz temel kullanımında yiyeceğin azlığını anlatır; anlatılan şey başka bir yetersizlik değil, sofraya gelen payın küçüklüğüdür. Gündelik dilde ikramın azlığını, porsiyonun küçüklüğünü veya eldekinin tat vermesine rağmen yetmemesini anlatırken neşeli bir sitem tonu taşır. Sözün gücü, tadın var ama doyumun yok oluşunu çok canlı bir karşıtlıkla vermesinden gelir. Azlık, eksiklik ve yetersizlik bir anda hissedilir. İnsan bir yandan lezzet alır, bir yandan "bu neye yetsin" diye düşünür. Bu yüzden hafif mizahlı ama oldukça isabetli bir halk ifadesidir.

Örnek Cümleler

  1. İkramlar güzeldi ama üç kişiye bir tabak; tam ağza tat, boğaza feryat.
  2. Bu kadar küçük porsiyonla doymak zor, tam ağza tat boğaza feryat.
  3. Tatlı çok lezzetliydi ama iki kaşıkta bitti, ağza tat boğaza feryat cinsinden.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Tat ile doyum arasına bir sınır çizerek anlatır. Ağza gelen kadarı lezzeti tanıtır ama boğazdan aşağısı boş kalır; bu yüzden söz, azlığı ölçü vererek değil, yaşanan eksiklik duygusuyla tarif eder.

Çünkü aynı cümlede hem hoşnutluk hem şikâyet vardır. Tat övgüdür, feryat sitemdir; ikisi yan yana gelince ortaya ne tam teşekkür ne tam yakınma olan, gülümseten bir ara ton çıkar.

Söz temel kullanımında yiyecek içindir; anlatılan, tadılacak kadar olan ama doyurmayan bir azlıktır. Gündelik konuşmada küçük bir pay ya da yetmeyen bir ikram için de duyulabilir, ama akla ilk gelen hep sofradır.