Deyim

Ağzı Dolu Dolu Konuşmak Ne Demek?

Anlamı

heyecanlı söz söylemek:
'Birkaç kişiyle, garip bir lisanla ağzı dolu dolu konuşmaya başladı.' -S. F. Abasıyanık.

Detaylı Açıklama

Bu deyim, bir kimsenin duygusunu, heyecanını ya da içtenliğini bastıramadan, coşkulu ve yoğun bir biçimde konuşmasını anlatır. Sözler sanki ağızda birikmiş ve taşacak hâle gelmiş gibidir; bu yüzden ifade, sıradan bir konuşmadan daha dolgun, daha yüklü ve daha etkili bir anlatımı ima eder. İnsan bazen sevinçten, bazen öfkeden, bazen de derin bir etkilenmeden dolayı kelimeleri bütün ağırlığıyla söyler. Deyim tam da bu yoğunluğu görünür kılar. Konuşma kuru ve mesafeli değildir; içinde duygu, yük ve vurgu vardır. Bu nedenle edebi anlatımlarda, tanıklık sahnelerinde veya içten gelen açıklamalarda sık rastlanır. Birinin anlattığı şey onu gerçekten sarsmış, heyecanlandırmış ya da çok düşündürmüşse ağzı dolu dolu konuştuğu söylenir. Deyim, ses tonunun ve sözlerin içeriğinin duygusal doluluğunu birlikte taşır. Her konuşma bilgi vermez; bazı konuşmalar duygu da taşır. Bu ifade tam da böyle anların dilidir.

Örnek Cümleler

  1. Köyde yaşadıklarını ağzı dolu dolu anlattı, salondaki herkes onu dikkatle dinledi.
  2. Konferansa katılan profesör ağzı dolu dolu konuştu, salondakiler hayran kaldı.
  3. İşten çıkarılmaya çok kızmıştı; toplantıda ağzı dolu dolu konuştu, kimse sözünü kesemedi.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Duygunun sözü öne ittiği konuşmaları anlatır. Cümleler ölçülüp biçilmez, içeriden geldiği gibi dökülür; ses tonu yükselir, vurgular belirginleşir. Dinleyen kişi anlatılanın konuşanı gerçekten etkilediğini hemen sezer. Konuşma bilgi kadar duygu da taşır.

Çoğunlukla olumludur; içtenlik ve coşku övülür. Ancak aynı doluluk öfkeden de kaynaklanabilir. Bu yüzden deyim tek başına iyi ya da kötü demez, yalnızca konuşmanın duygu yükünün ağır olduğunu bildirir.

Bir tanıklığın anlatıldığı, uzun süre susulmuş bir konunun nihayet açıldığı ya da bir haksızlığın karşısında söz alındığı anlarda kullanılır. Ortak yan, konuşanın anlattığı şeyle arasında güçlü bir bağ bulunmasıdır.