Deyim

Ağzı Var Dili Yok Ne Demek?

Anlamı

1) 'pek sessiz, kendi hâlinde' anlamında kullanılan bir söz:
'Benim gibi ağzı var dili yok bir kadınla ne zevkleniyorsunuz?' -B. Felek. 2) 'konuşamayan, derdini anlatamayan' anlamında kullanılan bir söz:
'Hey zavallı balık, diyor, ağzın var dilin yok.' -S. F. Abasıyanık.

Detaylı Açıklama

Bu söz, çok sessiz, kendi hâlinde, çekingen ya da derdini açıkça anlatamayan kimseler için kullanılır. Ağzı var dili yok denildiğinde, kişinin konuşma yetisi olmadığı değil, konuşmaya cesaret edemediği ya da konuşsa bile kendini savunamadığı anlatılır. Bu ifade bazen uysal ve zararsız bir mizacı tanımlar, bazen de ezilen, bastırılan ya da hakkını arayamayan bir kişiyi anlatır. Günlük hayatta özellikle sakın yapılı çocuklar, çekingen insanlar veya aile içinde sesi çıkmayan bireyler için söylenir. Deyim, sessizliğin her zaman huzur anlamına gelmediğini de hatırlatır; bazen bu sessizlik kırılganlık, korku ya da alışılmış suskunluk olabilir. Bu yüzden bağlama göre hem şefkat hem eleştiri taşır. Kimi zaman insanın uslu oluşu övülür, kimi zaman da konuşmamasının ona zarar verdiği ima edilir. Söz, görünüşte sakın duran ama içinde söyleyemediği çok şey taşıyan insanları anlatırken etkisini güçlü biçimde korur.

Örnek Cümleler

  1. Kızcağız öyle sessizdi ki herkes ona ağzı var dili yok diye bakıyordu.
  2. Ağzı var dili yok diye ezilmesine razı gelmediğim için sonunda ben konuştum.
  3. Toplantıda yine ağzı var dili yok gibi oturdu, bir tek itirazını bile dile getirmedi.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Sessiz, içine kapanık, kendini savunamayan ya da derdini kolay anlatamayan kişi anlamına gelir. Bu ifade bazen uysal ve zararsız bir mizacı tanımlar, bazen de ezilen, bastırılan ya da hakkını arayamayan bir kişiyi anlatır.

Hayır, bazen uysallık övülür; bazen de hakkını arayamayan birini eleştirmek için kullanılır. Kimi zaman insanın uslu oluşu övülür, kimi zaman da konuşmamasının ona zarar verdiği ima edilir.

Çekingen çocuklar, sessiz yetişkinler ve karşısında konuşmaya cesaret edemeyen kişiler için söylenir. Deyim, sessizliğin her zaman huzur anlamına gelmediğini de hatırlatır; bazen bu sessizlik kırılganlık, korku ya da alışılmış suskunluk olabilir.