Atasözü

Ayıyı (maymunu) Fırına (ateşe) Atmışlar, Yavrusunu Ayağının Altına Almış Ne Demek?

Anlamı

duygusuz insanlar, kendilerini kurtarmak için gerekiyorsa çocuklarını bile tehlikeye atmaktan çekinmezler.

Detaylı Açıklama

Bu atasözü, duygusuz insanların kendilerini kurtarmak için gerekirse çocuklarını bile tehlikeye atmaktan çekinmeyeceğini söyler. Maymunu ateşe atmışlar, yavrusunu ayağının altına almış biçiminde de söylenir. Ayak altına almak burada basamak yapmayı, üstüne basıp yükselmeyi anlatır. Söz bu görüntüyü insana uygular ve bencilliğin varabileceği son noktayı gösterir. Atasözü iki görüntüyü art arda koyar: önce hayvanın kendi tehlikesi, sonra yavrunun ayak altında kalması. İçinde açık bir tiksinti bulunur ve ağır bir suçlama olarak söylenir. Tehlike anında yapılan seçimler konuşulurken, miras, borç ve kaçış hikâyelerinde duyulur. Maymun biçimi de aynı sahneyi kurar; hayvan değişse de yapılan iş değişmez. Kimin böyle davrandığı ve neyi kurtarmak istediği cümlede belirtilir.

Örnek Cümleler

  1. Şirket batarken bütün suçu oğluna yıktı; ayıyı fırına atmışlar, yavrusunu ayağının altına almış.
  2. Ayıyı fırına atmışlar, yavrusunu ayağının altına almış; kendini kurtarmak için herkesi sattı.
  3. Yangında önce kendisi çıktı, çocuğunu arkada bıraktı; maymunu ateşe atmışlar, yavrusunu ayağının altına almış.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Yanan ocağa atılan hayvan, kendi derisini korumak uğruna yavrusunu basamak yapar. Atasözü bu görüntüyü insana aktarır; bencillik burada gidebileceği en son yere kadar götürülmüştür. Sözün sertliği de bu sahneden gelir.

Söylenmez. Atasözü bütün insanlar için bir yargı kurmaz; yalnız duygusuz olanı, kendi canını kurtarmak uğruna başkasını gözden çıkaranı anlatır. Hedefi belirli bir davranıştır ve söz o davranışı yapana yöneltilir, insanın geneline değil.

Kendini kurtarma kaygısına bakar: kişi tehlikeden çıkmak için korumakla yükümlü olduğu tarafı gözden çıkarmıştır. Atasözü bu tercihi yargılar; sonucun ne olduğu kadar, neyin uğruna göze alındığı da anılır.