Anlamı
1) yemek, içmek; 2) söylemek:
'Bir daha millet kelimesini ağzına alırsan dilini koparırım, anladın mı?' -R. H. Karay.
Detaylı Açıklama
Ağzına almak deyimi, bağlama göre iki temel anlam taşır: bir şeyi yemek veya içmek ve bir şeyi söze döker gibi söylemek. Günlük dilde ikinci anlamı, yani bir kelimeyi, konuyu veya ifadeyi diline getirmek daha dikkat çekici kullanıma sahiptir. Bir şey "ağzına alınınca", artık o konu kamusal ya da karşılıklı konuşmanın parçası hâline gelir. Bu nedenle deyim yalnızca teknik bir söyleme eylemi değil, bazen sınır koyma, bazen yasak koyma, bazen de dikkatli seçim gerektiren bir dil davranışı olarak kullanılır. "Onun adını ağzına alma" gibi kalıplarda, konunun değersiz, kırıcı ya da hassas bulunduğu anlaşılır. Deyim bu yüzden hem bedensel hem dilsel bir eşik hissi taşır. Halk dilinin esnek gücü burada açıkça görülür. Basit bir fiil, hem yeme eylemine hem de sözü dile getirme sorumluluğuna bağlanır. Bu nedenle deyim, dil ve davranış ilişkisini zengin biçimde taşıyan temel kullanımlardan biridir.
Örnek Cümleler
- Bir daha o ismi ağzına alma dedi, sesi hiç böyle sertleşmemişti.
- İlacın tadını merak edip bir damla ağzına aldı, yüzünü buruşturup hemen tükürdü.
- Mahkemede ilk kez o adı ağzına aldı, salonda bir uğultu koptu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bir adı ya da konuyu dile getirme anlamıdır. Yeme içme anlamı sözlükte önce gelse de gündelik hayatta asıl tartışma, neyin söylenip neyin söylenmeyeceği üzerinedir. Sözün ağırlığı da buradan doğar.
Çünkü bir şeyi ağza almak, onu konuşulabilir saymak demektir. Kimin adı anılabilir, hangi konu açılabilir, nerede durulur; bütün bunlar bu kalıpla belirlenir. Deyim, sözün sınırını çizen bir işlev üstlenir.
Çünkü deyim çoğu zaman olumsuz biçimde kurulur. Adını ağzına alma, o konuyu ağzına alma gibi kalıplar bir sınır koyar; söyleyen kişi hem konuyu kapatır hem de karşısındakini uyarmış olur.