Deyim

Ağzına Burnuna Bulaştırmak Ne Demek?

Anlamı

bir işi beceremeyip berbat etmek, bozmak.

Detaylı Açıklama

Ağzına burnuna bulaştırmak, bir işi beceremeyip bozmak, eline yüzüne bulaştırmak, düzenli yürüteceği yerde berbat etmek anlamında kullanılan çok yaygın bir deyimdir. Burada iş yalnız eksik kalmaz; sonuç bozulur ve ortaya dağınık bir görüntü çıkar. Kişi ya gerekli beceriyi gösterememiştir ya da dikkatsizlik, telaş, bilgisizlik veya özensizlik yüzünden işi kötü noktaya getirmiştir. Günlük dilde yemek yapmaktan büro işine, ilişkilerden teknik işlere kadar çok geniş alanda kullanılır. Deyim, hem sonuçtaki bozukluğu hem de o bozukluğun dağınık, özensiz görüntüsünü hissettirir. Ağza burna bulaşan şey, kontrolsüzlüğün görsel karşılığıdır. Bu yüzden söz dinleyenin zihninde hemen bir beceriksizlik sahnesi canlandırır. Kişi belki iyi niyetlidir ama sonuç kötüdür. Halk dilinin iş yapma becerisiyle ilgili sert ama canlı yargılarından biri olmasının nedeni budur. Bir işin kötü yapıldığını, üstelik özensizce yapıldığını anlatmak isteyen için çok yerinde bir sözdür.

Örnek Cümleler

  1. Pastayı tek başına yapacağım derken işi ağzına burnuna bulaştırdı, mutfak savaş alanına döndü.
  2. Projeyi düzgün yürütemedi; teslim gününde işi iyice ağzına burnuna bulaştırdı.
  3. Tamir edeceğim diye motoru söktü, sonunda işi büsbütün ağzına burnuna bulaştırdı.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Bir işin beceriksizce yapılıp bozulmasını anlatır. Ortada küçük bir aksaklık da olabilir, baştan alınması gereken bir karışıklık da; ölçü hatanın büyüklüğü değil, sonucun bozulmuş olmasıdır. Deyim derece bildirmez.

Çünkü yüze bulaşmış bir şeyi akla getirir. Beceriksizlik burada soyut bir yargı değil, gözle görülür bir dağınıklık olarak anlatılır. Ağız ile burun seçilmesi de tesadüf değildir: ikisi de saklanamayacak kadar ortadadır.

Acelecilik, bilgisizlik, özensizlik ve haddini bilmeden işe girişmek başlıca nedenlerdir. Deyim çoğu zaman kötü niyet değil, yetersizlik bildirir; bu yüzden kızgınlıkla olduğu kadar hayıflanarak da söylenir. İçinde biraz da acıma bulunur.