Deyim

Ayıbını Yüzüne Vurmak Ne Demek?

Anlamı

birinin kusurunu yüzüne söylemek.

Detaylı Açıklama

Ayıbını yüzüne vurmak, birinin kusurunu yüzüne söylemektir. Kalıpta iki taraf vardır: kusuru olan kişi ile onu açıkça dile getiren kişi. Ayıp kimin ise o kişi kalıpta anılır: onun ayıbını, kardeşinin ayıbını yüzüne vurmak denir. Ayıp, kişinin gizlemek istediği bir eksiklik, bir geçmiş ya da bir davranıştır; onun açığa çıkarılması utandırır. Söz bir tartışma sırasında da, sakin bir konuşmanın ortasında da kurulabilir. Kalıpta çoğu kez bir kınama sezilir; söyleyişin sertliği doğruyu söylemenin önüne geçer. Kalıp yalnız yüze karşı söyleneni anlatır; arkadan söylemenin dilde kendi sözü vardır. Kalıp bir anı adlandırır: kusurun sahibine söylendiği an. Uyarmak ile arasındaki fark da buradadır: uyarı düzeltmeye, bu söz utandırmaya dönüktür.

Örnek Cümleler

  1. Herkesin içinde ayıbını yüzüne vurdu, adam salondan yüzü kızararak çıkıp gitti.
  2. Tartışma kızışınca eski borcunu çıkarıp ayıbını yüzüne vurmaktan hiç çekinmedi.
  3. Hatasını düzeltsin diye konuşmadı; baş başayken ayıbını yüzüne vurup çekip gitti.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Sertliği katar. Kusur yumuşatılmadan, dolandırılmadan söylenmiştir; söz karşıdakine bir darbe gibi iner. Aynı şey sakin bir dille anlatılsaydı uyarı olurdu; böyle söylenince incitme olur ve karşı taraf savunmaya geçer.

Kalıp söylenenin doğruluğunu tartışmaz, söyleyiş biçimini yargılar. Kusur gerçek olsa bile bu söyleyiş çoğu kez kınanır; aynı şeyin incitmeden söylenebileceği düşünülür. Doğruyu söylemenin de bir yolu vardır.

Arkadan söylemek kişi ortada yokken konuşmaktır; burada ise söz doğrudan sahibine söylenir. Biri dedikodu sayılır, öteki yüzleştirme. Kalıbın sertliği de buradan gelir: kaçacak yer bırakmaz. Yeri de bellidir, yüz yüze duran iki kişi.