Anlamı
sözlerini tartmadan söylemek.
Detaylı Açıklama
Ağzından çıkanı kulağı duymamak, sözlerini tartmadan söylemektir. Görüntü, kişinin kendi söylediğini kendi kulağıyla bile duymadığını anlatır: söz ağızdan çıkar, ama sahibi onun nereye gittiğini fark etmez. Kırıcı bir yakıştırma, yersiz bir şaka ya da incitici bir yorum bu kalıba girer. Kalıp tek bir düşüncesiz söz için de, yerleşmiş bir konuşma alışkanlığı için de kurulabilir. Ağzının perhizi yok sözü de ağzına geleni söyleyen kişiyi anlatır; ağzını açıp gözünü yummak ise öfkeyle ağır sözleri sıralamaya bakar. Söz bir eleştiridir, ama kişi kendisi için de söyleyebilir: yine ağzımdan çıkanı kulağım duymadı. Bir düğünde gelinin kilosuna laf eden bir misafir ya da iş görüşmesinde eski patronunu kötüleyen bir aday bu sözü hak eder.
Örnek Cümleler
- Kuzenine herkesin önünde 'sen zaten hiçbir işi beceremezsin' dedi; ağzından çıkanı kulağı duymuyor.
- Hasta komşusuna 'bu yaştan sonra iyileşmezsin' demiş, yine ağzından çıkanı kulağı duymamış.
- Toplantıda müdürüne 'siz bu işten hiç anlamazsınız' deyiverdi; ağzından çıkanı kulağı duymadı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Söylemeden önce durup düşünmeyen bir konuşma biçimini anlatır. Kişi cümlesinin nereye gideceğini, kimi inciteceğini tartmaz. Sözün ne olduğunu bilmiyor olması gerekmez; eksik olan bilgi değil, söylemeden önce yapılacak ölçmedir.
Hayır. Ortak nokta, sözün tartılmadan söylenmesidir; sebep değişse de sonuç değişmez. Kalıp zaten sebebi anmaz, yalnız cümlenin ölçülmeden ağızdan çıktığını bildirir. Bu yüzden söz sakin bir anda da kurulabilir.
Çünkü ortaya çıkan zararı konuşanın hanesine yazar. Karşı taraf incinmiştir, ortam gerilmiştir; söyleyen ise bunu ya hiç fark etmemiş ya da fark edip önemsememiştir. Deyim ikisini de aynı kefeye koyar: sözün ağırlığı ölçülmemiştir.