Anlamı
1) türlü yollara başvurarak birini bir şeye razı etmek, kandırmak:
'O, köylülerin ağzından girip burnundan çıkmayı mükemmel becerir.' -S. Ertem. 2) iyice dövmek:
'Ulan, ağzını topla! Şimdi ağzından girer, burnundan çıkarım!' -M. Rona.
Detaylı Açıklama
Ağzından girip burnundan çıkmak iki durumu karşılar. Birincisi türlü yollara başvurarak birini bir şeye razı etmek, gerekirse kandırmaktır: kişi dil döker, türlü yollar dener ve sonunda istediğini yaptırır. İkincisi birini iyice dövmektir. İki anlamda da karşı taraf rahat bırakılmaz. Kalıp geçmiş zamanla bir sonucu, şimdiki zamanla süren bir uğraşı anlatabilir. Kalıbın öznesi işi yapan kişidir; karşı taraf ise ilgi ekiyle anılır: müşterinin ağzından girip burnundan çıktı. Dil dökmek de kandırmak, inandırmak ya da yararlanmak için tatlı sözler söylemektir. Çocuğunu okula göndermek istemeyen bir aileyi sonunda ikna eden öğretmen de, bir yaşlıya gereksiz bir sigorta satan pazarlamacı da birinci anlamla anlatılabilir.
Örnek Cümleler
- Satıcı müşterinin ağzından girip burnundan çıktı, sonunda en pahalı modeli aldırdı.
- Annesinin ağzından girip burnundan çıkarak o geziye gitmek için sonunda izin kopardı.
- Bir daha bu mahallede görürsem ağzından girer burnundan çıkarım, dedi kapıda.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Değildir. Kişi ısrarla, rica ederek ya da vaatle de birini razı edebilir. Kandırma bu yollardan yalnız biridir; kalıp hepsini birlikte karşılar ve sonucun razı etmek olduğuna bakar.
Çünkü kurulan sahne rahatsız edicidir: karşı tarafın ağzından girip öbür ucundan çıkmak. Bu görüntü, ikna çabasının artık nezaket sınırını aştığını ve karşıdakini iyice bunalttığını duyurur.
Söyleyene göre değişir. Satıcının becerisini anlatan biri için bu bir övgüdür; aynı ısrara maruz kalan ya da kandırıldığını anlayan için ise açık bir şikâyettir. Cümle, kimin tarafından bakıldığına göre yer değiştirir.