Anlamı
kendi düşüncelerine dayanarak birtakım yargılara varmak.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, kendi düşüncelerine dayanarak birtakım yargılara varmayı anlatır. Yargının çıkış noktası kişinin kendi düşüncesidir; dışarıdan bilgi almış olabilir, ama vardığı sonucu kendi akıl yürütmesine dayandırır. Bir olayın tamamını görmeden sonuca gitmek, kendi sezgisini yeterli saymak ve bu sonucu başkalarına da benimsetmeye çalışmak bu sözle anlatılır. Gündelik dilde ahkâm kesmek ve ahkâm yürütmek ile aynı alanda dolaşır; burada özellikle zihinden çıkarılan hükümler vurgulanır. Söylendiğinde çoğu kez kişinin elindeki veriden fazlasını söylediği sezilir ve bu yüzden söz eleştirel, hafif küçümseyici bir renk taşır. Kalıp tek bir yorum için de kurulur, arka arkaya sıralanan hükümler için de. Çoğu kez sözü söyleyen değil, onu dinleyip fazla bulan kişi kurar: konuşan kendi çıkardığı hükmü ahkâm saymaz.
Örnek Cümleler
- Konuşmanın yarısını duydu, oradan kalkıp herkes hakkında ahkâm çıkarmaya başladı.
- Tek bir fotoğrafa bakarak bütün tatilin nasıl geçtiğine dair ahkâm çıkardı.
- Kendi tecrübesini herkese uyarlayıp ahkâm çıkardığı için artık kimse ona bir şey danışmıyor.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Kendi düşüncesine dayanarak yargıya varma tavrını gösterir; karşılığı kısaca budur. Kişi başkalarının söylediklerini duymuş, okumuş olabilir; ama sonucu kendi görüşü üzerine kurar. Vardığı sonuç yanlış da olabilir doğru da; kalıp bunu tartmaz, yargının nereden geldiğini anar.
Yakındır; kimi yerde birbirinin yerine kullanılabilir. Aralarındaki ince fark çıkış noktasındadır: ahkâm çıkarmak kişinin kendi düşüncesinden yola çıkar, ahkâm yürütmek ise ortada söylenmiş bir söz varken ondan sonuç üretir.
Kullanımdaki tondan ötürü öyle algılanır. Yargı bir öneri gibi değil, kapanmış bir sonuç gibi sunulunca karşı taraf tartışacak yer bulamaz; rahatsızlık da buradan doğar. Kalıbın karşılığında bir kötüleme yoktur, olumsuz renk sözün söylendiği yerlerden gelir.