Anlamı
mutlu bir yaşayış kişiyi dinç kılar, mutsuz bir yaşam ise yıpratır.
Detaylı Açıklama
Bu atasözü, insanın yaşadığı şartların onun ruhuna, bedenine ve genel görünüşüne doğrudan etki ettiğini anlatır. Mutlu, huzurlu ve rahat bir yaşam insanı açar, yüzünü güldürür, direncini artırır; sıkıntı, yoksulluk ve mutsuzluk ise insanı yorar, soldurur ve çökertir. Sözün merkezinde hayat koşullarının insan üzerindeki yıpratıcı ya da iyileştirici gücü vardır. Burada ak gün, sevinçli ve ferah zamanları; kara gün ise kederli, zor ve bunaltıcı dönemleri temsil eder. Atasözü yalnız fiziksel görünüşü değil, iç dünyayı da ima eder. İnsanın içi nasılsa zamanla dışına vurur. Bu yüzden söz, hem gözleme dayalıdır hem de insan hâline dair güçlü bir yorum taşır. Hayatın iyi yanı can verir, kötü yanı can tüketir. Yaşanan günlerin insanı biçimlendirdiğini sade ama etkili biçimde ortaya koyar.
Örnek Cümleler
- Yıllar süren huzur yüzüne de yansımış, yaşını kimse tahmin edemiyor; ak gün ağartır kara gün karartır.
- Zor günler onu kısa sürede yaşlandırdı, ak gün ağartır kara gün karartır.
- Ak gün ağartır kara gün karartır; onun yüzündeki erken kırışıklar çektiği acıların izini taşıyor.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Yaşam koşullarının insanda iz bıraktığını vurgular. Huzurlu geçen yıllar kişiyi dinç tutar, yüzünü açar; sıkıntılı yıllar ise onu erken yorar ve soldurur. Ağarmak ile kararmak bu iki sonucu renk üzerinden adlandırır.
Ak gün rahat, güvenli ve kaygısız zamanları temsil eder. Kara gün ise yokluk, hastalık ve dertle geçen dönemleri anlatır. İkisi de renkle adlandırıldığı için sözde bir aydınlık karanlık karşıtlığı kurulmuş olur.
Hayır. Dış görünüş yalnızca en kolay görülen taraftır. Söz aynı zamanda kişinin dayanma gücünü, keyfini ve hayata bakışını da kapsar; yıpranma önce içeride başlar, sonra yüze vurur.