Deyim

Akıl Erdirmek Ne Demek?

Anlamı

ne olduğunu anlamak, sırrını çözmek:
'Yaşadığımız müddetçe bu muammaya akıl erdirmek bizim için pek kabil değildi.' -H. C. Yalçın.

Detaylı Açıklama

Akıl erdirmek deyimi, bir şeyin ne olduğunu anlayabilmek, mantığını çözmek, ardındaki sebebi kavramak ya da karmaşık görünen bir durumu zihinde netleştirebilmek anlamında kullanılır. Bu ifade yalnız bilgi sahibi olmayı değil, kavrayış yoluyla o bilginin iç yapısını anlamayı anlatır. İnsan bazen bir olaya bakar ama akıl erdiremez; yani görünen şeyi zihinsel düzende yerine oturtamaz. Bu nedenle deyim, özellikle gizemli, karmaşık, tuhaf ya da sezgisel olarak anlaşılması güç durumlar için çok uygundur. Günlük dilde 'buna akıl erdiremiyorum' sözü sıkça duyulur; bu da deyimin şaşkınlıkla iç içe geçtiğini gösterir. Yalnızca eksik bilgi değil, zihinsel yetersizlik hissi de taşır. Bir şey anlaşıldığında o şey zihinde yerine oturmuştur; bu kimi zaman uzun bir uğraşın sonunda, kimi zaman bir anda olur. Türkçede kavrayış, çözümleme ve zihinsel açıklık arayışını güçlü biçimde anlatan köklü bir deyimdir. İnsan aklıyla olayın iç yüzünü yakalamaya çalışırken yaşanan sınır duygusunu yalın ve etkili bir şekilde görünür kılar.

Örnek Cümleler

  1. Uzun bir uğraştan sonra makinenin neden durduğuna nihayet akıl erdirdi.
  2. Tabloya bir kez baktı, ressamın ne anlatmak istediğine hemen akıl erdirdi.
  3. Yıllar sonra babasının o günkü sessizliğine akıl erdirdi ve içi rahatladı.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Bir şeyin iç mantığını kavramayı anlatır. Kişi olayı yalnızca duymuş değildir; parçaları birbirine bağlamış ve neden öyle olduğunu sonunda görmüştür. Ortaya çıkan şey de bilgi değil, anlayıştır.

Değildir. Bilmek bir veriyi elde tutmaktır; akıl erdirmek ise o verinin neden öyle olduğunu görmektir. Bir olayı ezbere anlatan kişi onu bilir, ama ona akıl erdirmiş sayılmaz.

Uzun süre anlaşılamayan bir davranış, çözülemeyen bir arıza ya da geç fark edilen bir sebep için kullanılır. Ama tek bir bakışta çözülen şeyler için de söylenir; ölçü uğraşın uzunluğu değil, sonunda kavranmış olmasıdır.