Deyim

Akla Fenalık Vermek Ne Demek?

Anlamı

çok şaşırtmak, çıldırtmak, zıvanadan çıkarmak:
'Aman ya Rabbi, akla fenalık verecek hadiseler bundan sonra başladı.' -R. H. Karay.

Detaylı Açıklama

Akla fenalık vermek, bir şeyi o kadar şaşırtıcı, sinir bozucu, aşırı ya da tahammül edilmez bulmak ki insanın aklı karışsın, bunalsın ya da adeta zıvanadan çıkacak gibi olsun anlamında kullanılan güçlü bir deyimdir. Bu ifade yalnız sıradan şaşkınlığı değil, zihni zorlayan yoğun bir etkiyi anlatır. Bazen çok acayip bir olay karşısında, bazen aşırı saçma ya da sinir bozucu bir durumda söylenir. İnsan ne gördüğünü, ne duyduğunu anlamakta zorlanır; olan biten akla yatmadığı için 'akla fenalık verir.' Deyim bu yüzden hem şaşkınlık hem öfke hem de zihinsel taşma hissi taşıyabilir. Günlük dilde çoğu zaman abartılı ama etkili bir tepki cümlesi olarak yaşar. İçinde dramatik bir ton vardır ve konuşanın yaşadığı yoğun duyguyu hemen hissettirir. Mantığın sınırını zorlayan, tahammülü aşan ya da insanı deli edecek gibi hissettiren olaylar için son derece elverişlidir. Türkçede zihinsel sarsıntıyı, bıkkınlığı ve hayreti aynı anda taşıyan canlı deyimlerden biridir.

Örnek Cümleler

  1. Bugün duyduklarım akla fenalık verdi, bir süre hiç konuşamadım doğrusu.
  2. Bu kadar karmaşık bir iş gerçekten akla fenalık veriyor, kimse çözemiyor.
  3. Patronun toplantıda söyledikleri akla fenalık verdi, kimse yerinden bile kalkamadı.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Sıradan şaşkınlık geçer, bu ise sarsar. Kişi yalnızca şaşırmaz; olan biteni anlamlandıramadığı için zihni bunalır, kimi zaman da sinirlenip tahammülü tükenir. Deyimdeki fenalık sözü bu ağırlığı bildirir; öfke her cümlede bulunmak zorunda değildir.

Şaşkınlık, öfke ve bıkkınlık bir arada bulunabilir. Kişi uzun süredir aynı durumla uğraşıyorsa bıkkınlık ağır basar; tek bir haber karşısında da söylenir, tekrar şart değildir. Hangisinin öne çıktığı cümleden anlaşılır.

Anlaşılmaz bir bürokrasi, üst üste gelen aksilikler ya da savunulacak yanı olmayan bir karar için uygundur. Ortak yan, olayın sıradan bir şaşkınlığın ötesine geçmesidir; yorgunluk çoğu cümlede buna eşlik eder ama şart değildir.