Anlamı
1) biri bir şeyi anlayamamak, kavrayamamak; 2) bir şeyin olabileceğine inanmamak; 3) uygun bulmamak: Çocuğun bu geç saatte evden izinsiz çıkıp gitmesini aklım almıyor.
Detaylı Açıklama
Aklı almamak deyimi, bir şeyi anlayamamak, olabileceğine inanamamak ya da uygun bulmamak anlamlarında kullanılan geniş kapsamlı bir ifadedir. Bağlama göre kimi zaman zihinsel kavrayış eksikliği, kimi zaman şaşkınlık, kimi zaman da ahlaki veya pratik bir itiraz anlatır. İnsan karşılaştığı şeyi mantığına sığdıramıyorsa, 'aklı almıyor' denir. Bu yüzden deyim yalnız bilgisizlik değil; beklenmedik, kabulü zor veya ölçüsüz bulunan durumlar karşısındaki tepkiyi de taşır. Günlük dilde çok yaygındır ve hemen her tür konuda kullanılabilir: bir olayın nasıl olduğunu çözemeyen de, bir davranışı uygun bulmayan da bu sözü söyleyebilir. İfadenin gücü, anlama ile onaylama arasındaki ilişkiyi aynı anda kurabilmesindedir. Zihin bir şeyi ya kavrayamaz, ya kabul etmez, ya da içine sindiremez. Mantık sınırına çarpan olayların dildeki en işlevli ifadelerinden biridir.
Örnek Cümleler
- Bu makinenin nasıl çalıştığını bir türlü aklım almıyor, kaç kez anlattılar.
- Onun böyle bir yalan söyleyeceğini aklım almıyor, yıllardır tanıyorum o adamı.
- Hastanın isteğini sormadan karar vermelerini aklım almıyor, en azından bir kez danışılmalıydı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Hayır, üç ayrı kullanımı vardır: bir şeyi kavrayamamak, olabileceğine inanmamak ve uygun bulmamak. Üçünde de zihin bir yerde tıkanır, ama tıkanma noktası farklıdır; hangisinin kastedildiğini cümlenin gelişi belli eder.
Çünkü tek kalıpla üç ayrı tepkiyi karşılar. Konuşan kişi anlamadığını, inanmadığını ya da onaylamadığını ayrı ayrı anlatmak zorunda kalmaz; hepsini aynı sözle bildirmiş olur. Kısalığı da yaygınlığını artırır.
Karmaşık bir işleyiş, güvenilen birinin beklenmedik davranışı ya da yerinde bulunmayan bir karar için uyar. Birincisinde kişi işleyişi çözemez, ikincisinde olanı o insana yakıştıramaz, üçüncüsünde ise kararı yerinde bulmaz.